
Güncelleme:10 Şubat 2011 18:15

Güncelleme:10 Şubat 2011 17:42
9 kayıp işçiyi arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. 4 gün önce de aynı yerde meydana gelen göçükte bir kişi yaşamını yitirmiş, 9 işçi de yaralanmıştı. Faciadan sonra olay yerinde çekilen fotoğraf ise göçüğün boyutunu gözler önüne serdi. Kurtarma ekipleri, adeta samanlıkta iğne arar gibi yaralı işçilere ulaşmaya çalıştı.
Kahramanmaraş’ın Elbistan İlçesi’nde Afşin- Elbistan Linyitleri B Termik Santrali’ne kömür sağlayan Çöllolar Kömür Sahası’nda 4 gün arayla meydana gelen ikinci göçükte bir işçinin cesedine ulaşıldı, 8 işçi kurtarıldı, 9 kayıp işçiyi arama çalışmaları devam ediyor. Cesedine ulaşılan kişinin 25 yaşındaki dozer operatörü Ruşen Demir olduğu bildirildi.
Olay sonrası bölgeye ulaşan 2. Ordu Komutanlığı’na bağlı 2 helikopter, göçüğün meydana geldiği bölgede yaptığı alçak uçuş sonrası bir kişinin yerini tespit etti.
Bunun üzerine helikopterdeki halat yardımıyla aşağıya inen bir asker, toprak yığınları arasındaki kişinin hayatını kaybettiği belirledi. Bulunduğu yerden çıkarılan ceset, daha sonra halatla helikoptere taşındı.
Bunun üzerine göçük bölgesinden ayrılan helikopter, ambulansların bulunduğu noktaya iniş yaptı. Ceset torbası içinde helikopterden indirilen ceset ambulansla morga götürüldü.
Arama kurtarma ekipleri 8 işçiyi kurtarırken, 9 kayıp işçiyi arama çalışmaları devam ediyor.
KAYIPLARIN KİMLİĞİ
Şirket yetkililerinin yaptığı çalışma sonunda göçükte kaybolanların Hacı Mehmet İpek, Muhsin Kaçak, Kemal Elmas, Cuma Yıldırım, Aydoğan Polat, Halil Tatlı, Turhan Gökhan ile soyadı öğrenilemeyen Adnan ve Naif adlı kişiler olduğunu belirledi.
3 VARDİYADA 1200 İŞÇİ ÇALIŞIYOR
Dev Maden-Sen Genel Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, göçük meydana gelen bölgede, 1200’e yakın işçinin 3 vardiya halinde çalıştığı açıklandı. Açıklamada şöyle denildi:
“Kahramanmaraş’ta özelleştirme sonrasında Park Holding’e devredilen Afşin – Elbistan Termik Santrali B ünitesine açık ocak yöntemiyle linyit kömürü üretilen sahada yine göçük meydana geldi. 160 metre derinliklerde meydana gelen göçük sonucu 5 mühendisin ve 30’a yakın işçinin toprak altında kaldığı öğrenilmiştir. Yaşanan göçüğün büyüklüğü şu anda kendilerinden haber alınamayan mühendis ve işçilerin yaşamına dönük kaygıları da artırmaktadır. 1200’e yakın işçinin düşük ücretle 3 vardiya halinde çalıştığı maden işletmesinde, Park Teknik, Askar Madencilik ve Toprakoğlu madencilik şirketleri taşeron olarak çalışmaktadır. Bu taşeron şirketler içinde Aksar madencilik ve Toprakoğlu madencilik şirketlerinin üretim yaptığı sahada 6 Şubat’ta meydana gelen göçükte 1 işçi yaşamını yitirmiştir. Maden işletmesinde göçüklere dönük ciddi önlemler alınmadığı, sık sık toprak kayması ve çatlakların oluştuğu belirtilmektedir. Yetkilileri 3 gün arayla meydana gelen iş cinayetinin bulunduğu işletmeyi mercek altına almaya, sorumluların tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz. Taşeronlaşmaya bir kez daha dikkat çekiyor, maden işletmelerinde sağlıklı ve güvenli iş ortamının yaratılması konusunda ilgili yasa, tüzük ve yönetmeliklerin uygulanmasını bekliyoruz.”
GENEL MÜDÜR “ALLAH’IN LÜTFU” DEMİŞTİ
İlk göçüğün ardından bölgeye gelip inceleme yapan Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürü Halil Alış, 1 kişinin öldüğü, 9 kişinin yaralandığı göçüğün nedenlerinin araştırıldığını söylemişti. 20-30 milyon metreküplük alanın çöktüğünü, olayın ihmal olup olmadığının araştırıldığını belirten Alış, “Bu olayı 1 ölü, birkaç yaralı ile atlatmak Allah’ın bir lütfu diyorum” demişti.
Sahada incelemelerde bulunan Maden-İş Sendikası Genel Başkanı İsmail Aslan ise, mühendislik hatası ve ihmalin de araştırıldığını belirterek, “Benim duyduğuma göre çatlamalar olduğunda, kamyonlarla taşları getirip, o çatlakları doldurup üzerinden öyle geçmeye çalışmışlar. Bu mühendislik hatası değil mi? Tabii ki hata var bunda” diye konuşmuştu.

Güncelleme:10 Şubat 2011 17:59
İSTİFAYA GÖTÜREN KARELER – FOTO GALERİ
MÜBAREK’İN 30 YILLIK İKTİDARI- FOTO GALERİ
Hüsnü Mübarek hakkında bilmedikleriniz
Bedravi BBC’ye yaptığı açıklamada, Mübarek’in yakında açıklama yapmasını beklediklerini söyledi.
Bu arada, Mübarek’in istifası talebiyle 17 gündür Kahire’deki Tahrir meydanında gösteri yapan eylemcilere doktorlar da katıldı.
Doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarının başlattığı grev nedeniyle Kahire’deki bir hastane kapandı. Otobüs şoförleri, avukatlar ve tekstil işçilerinin de greve başladıkları haber veriliyor. Bu arada, Mısır, olağanüstü hal uygulamasının kaldırılmasını isteyen ABD’ye sert tepki gösterdi.
MİKROSİTE: ORTA DOĞU’DA DEĞİŞİM SANCILARI
Tahrir meydanındaki protestolara, kötü hava koşullarına rağmen yüzlerce doktor ve sağlık çalışanı katıldı. Kahire’deki Kasr el-Ayni Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Soha Muhammed adlı bir doktor, AFP ajansına “Bu maaşlarımızla ilgili bir protesto değil. Yönetimdekilere hesap sorma ve özgürlüklerimizi elde etme mücadelesi” dedi.
‘Mübarek yargılanmalı’
Muhammed Zarie adlı bir avukat da Associated Press ajansına “Mübarek ve rejiminin yargılanmasını istiyoruz. Burada yolsuzluğu protesto ediyoruz” diye konuştu. Kahire’deki BBC muhabiri Jon Leyne, bugünkü gösteriye çok sayıda kişinin katıldığını ama eylemcilerin asıl yarınki gösterilerde büyük kalabalık toplamayı umduklarını söylüyor.
Washington-Kahire hattında gerilim
Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, Mübarek rejiminin halkın görmek istediği ‘gerekli adımları’ hala atmadığını söylerken, Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt Washington’dan gelen eleştirileri reddetti. Mısır Dışişleri Bakanı, ABD’nin, “büyük bir devlete, istediklerini dayatamayacağını” söyledi. Beyaz Saray Sözcüsü Gibbs, “Mısır hükümeti Mısır halkının görmek istediği adımları atmadı. Bu yüzden daha çok insan eylemlere katılıyor. Mısır yönetimi cini tekrar şişesine sokabileceğini düşünüyorsa, bunun zamanı çoktan geçti.” dedi. Gibbs ayrıca, ülkesinin Mısır’a yardım programını gözden geçirdiğini ve programın nasıl şekilleneceğini, Mısır hükümetinin yapacağı reformların belirleyeceğini vurguladı. Gibbs’in açıklamaları, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Mısır hükümetine, çok uzun yıllardır yürürlükte olan olağanüstü hal yasalarının kaldırılması ve gazetecilerle eylemcilerin gözaltına alınmasının durdurulması çağrısını izliyordu.
‘ABD iradesini dayatmamalı’
Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt ise, Amerikan PBS televizyonuna verdiği demeçte “İlk dört, beş gün, karışık mesajlar geliyordu ve sık sık öfkeleniyordum. Ama görüşmelerimiz sonucu ABD yönetimi, durumun zorluğunu ve aceleyle ucu açık bir kaosa koşuşturmanın beraberinde getireceği tehlikeleri anlar hale geldi’ dedi. Ebul Geyt, Mısır’ın bir çalkantı yaşadığını söyledi ve Joe Biden’ın 40 yıldır yürürlükte olan olağanüstü hal yasasının kaldırılması yolundaki talebini hayretle karşıladığını söyledi. Son sokak protestoları sırasında cezaevlerinden 17 bin mahkumun kaçtığını belirten Mısır Dışişleri Bakanı, “Başım zorda olduğu bir sırada olağanüstü hal yasasını kaldırmamı nasıl istersiniz? Bana zaman verin. Kontrol kurmama, ülkeyi, devleti istikrara kavuşturmama izin verin, ondan sonra duruma bakarız.” dedi.

Güncelleme:09 Şubat 2011 13:26
Sabahın erken saatlerinde Uluslararası Benazir Butto Havalimanının girişinde toplanan bine yakın PIA çalışanı havalimanından İslamabad’da gelen protokol yolunu ulaşıma kapattı. Protestocuların havalimanı giriş ve çıkışlarını kapatmasının ardından, İslamabad’dan yapılan iç ve dış uçuşların iptal edildiği duyuruldu.
Pilotlar, kabin ve yer ekibi çalışanlarından oluşan protestoculara iktidarda bulunan Pakistan Halk Partisi ve ana muhalefetteki Pakistan İslam Birliği Partisi de destek verdi.
Protestocular, THY ile yapılan ön anlaşmanın kendilerinin önemli gelir kaybına uğramasına yol açacağını belirterek, ön anlaşmanın kısa zamanda feshedilmesini istedi. PIA ve hükümet aleyhine slogan atan protestocular, THY’den işbirliğinden vazgeçmesini istedi.
THY ile PIA arasında imzalanması planlanan işbirliği anlaşmasına göre, PIA ülke dışındaki bazı noktalara uçuşlarını kaldıracak, bu noktalara THY uçakları yolcu taşıyacak.
Pakistan’ın ulusal havayolu şirketi PIA’nın 2010 yılında 80 milyon dolar zarar ettiğini açıklaması, ülkede uzun süre tartışma konusu olmuştu.
PIA yönetimi geçen ay aldığı bir kararla yüzde 30 küçüleceğini açıklamıştı.

ANKARA (ANKA) – Yapılan son değerlendirmelere göre; yurdun büyük bir bölümünde yağış bekleniyor. Sıcaklıklar, kuzeybatı kesimlerde 2 ila 4 derece azalacak, Orta ve Doğu Karadeniz’de 2 ila 4 derece artacak.
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre, bu akşam saatlerinde Orta ve Doğu Karadeniz (Samsun, Amasya, Tokat, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin)ile Yozgat, Sivas ve Ardahan çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışlar Samsun, Trabzon, Ordu ve Giresun’da yağmur, Rize ve Hopa’da karla karışık yağmur, Amasya, Tokat, Gümüşhane, Bayburt, Artvin, Yozgat, Sivas ve Ardahan çevrelerinde kar şeklinde olacak. Bu sabah saatlerinde Trakya ile iç ve doğu bölgelerde sis, sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı görülecek.
Sıcaklıklar, kuzeybatı kesimlerde 2 ila 4 derece azalacak, Orta ve Doğu Karadeniz’de 2 ila 4 derece artacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak.
Rüzgar güney ve güneybatı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kuzey ve kuzeydoğu, zamanla kuzeybatı kesimlerde kuzey ve kuzeybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esecek.
-SİS, BUZLANMA VE DON OLAYI UYARISI-
Kuzey, iç ve doğu bölgelerde sabah ve gece saatlerinde yer yer kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı ile birlikte sis hadisesi beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (Tarımsal ürünlerde zarar, ulaşımda aksamalar vs.) dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
-ÇIĞ TEHLİKESİ-
Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’da eğimin fazla olduğu dik yamaçlarda çığ riski olduğundan yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (Ulaşımda aksamalar, mal ve can kaybı vs.) dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
-BAZI İLLERDE HAVA DURUMU-
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre bazı illerde hava durumu şöyle olacak:
İSTANBUL: Parçalı ve az bulutlu, bu sabah saatlerinde çevreleri hafif sisli.(12)
ANKARA: Az bulutlu ve açık geçecek. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı, bu sabah saatlerinde yer yer sis bekleniyor.(11)
İZMİR: Az bulutlu ve açık.(17)
ANTALYA: Az bulutlu ve açık.(19)
SAMSUN: Parçalı bulutlu, akşam saatlerinden itibren hafif yağmurlu.(14)
ERZURUM: Parçalı bulutlu geçecek. Sabah ve gece saatlerinde il genelinde kuvvetli buzlanma ve don olayı bekleniyor.(1)
DİYARBAKIR: Az bulutlu ve açık geçecek. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.(13)
-BÖLGELERDE HAVA DURUMU-
Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre bölgelerde hava durumu şöyle olacak:
MARMARA: Az bulutlu ve açık geçecek. Bu sabah saatlerinde yer yer sis hadisesi bekleniyor.
EGE: Az bulutlu ve açık, iç kesimleri parçalı ve az bulutlu geçecek. Bu sabah saatlerinde bölgenin iç kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis hadisesi bekleniyor.
AKDENİZ: Az bulutlu ve açık geçecek. Göller yöresinde bu sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis hadisesi bekleniyor.
İÇ ANADOLU: Parçalı ve az bulutlu, zamanla doğusu çok bulutlu, yarın (Perşembe) sabah saatlerinde Yozgat ve Sivas çevreleri hafif kar yağışlı geçecek. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don olayı, bu sabah saatlerinde yer yer sis bekleniyor.
BATI KARADENİZ: Parçalı ve az bulutlu geçecek. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis bekleniyor.
ORTA ve DOĞU KARADENİZ: Parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinden itibaren bölge geneli yağışlı geçecek. Yağışlar kıyılarda yağmur, iç kesimler ile zamanla Rize ve Hopa çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olacak. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer sis hadisesi bekleniyor. Bölgenin iç kesimlerinde eğimin fazla olduğu yamaçlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.
DOĞU ANADOLU: Parçalı, kuzeyi çok bulutlu, bu gece saatlerinde Ardahan çevreleri aralıklı kar yağışlı geçecek. Bölgenin kuzey ve doğusunda kuvvetli olmak üzere buzlanma ve don olayı bekleniyor. Bölgede eğimin fazla olduğu yamaçlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır.
GÜNEYDOĞU ANADOLU: Az bulutlu ve açık geçecek. Sabah ve gece saatlerinde yer yer buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Güncelleme:09 Şubat 2011 11:06
Radikal’in haberine göre, eylemcilerin Hüsnü Mübarek yönetimini, mahkumları kendilerine saldırsın diye salıverdiği iddiaları doğru. Bu iddialar, 19 yıl 4 aydır Mısır’da tutuklu olan Balıkesirli Nihat Kazdağlı tarafından doğrulandı.
“Yarın ne olacağımız belli değil. Evvelki gün kapıları açmışlar, önce gidin demişler. Sonra herkesi taramışlar. Arayanımız, soranımız yok. Korkuyoruz.” diyen Kazdağlı asıl korkularının unutulmaktan öte öldürülmek olduğunu belirtti ve Kazdağlı, Kahire’deki gösterilerin merkezi durumundaki Tahrir Meydanı’na çeşitli cezaevlerinden özgürlük vaadiyle çıkarılan mahkumların gönderildiğini öne sürdü;
“Duyduğumuz kadarıyla Emn el Devle denilen Mısır istihbarat örgütü Ebu Zabel, Merç, Teyyum gibi cezaevlerinden mahkûmları, göstericilere saldırsınlar diye salıvermişler”
6 TÜRK MAHKUM VAR
El Kınatr adlı cezaevinde kalan Kazdağlı, kendisinin dışında üçü kadın 5 Türk mahkumun daha hapishanede bulunduğunu söyledi ve Mısır’da devam eden kargaşaya rğmen kendilerine karşı olan ilgisizlikten şikayet etti:
“Zaten kimse gelip gitmezdi. Tek tük telefona çıktıklarında ‘bakarız, yaparız” deyip kapatırlardı. Olaylar başladığı günden bu yana iletişim koptu. Kimseye ulaşamadık. Can güvenliğimizden endişeliyiz. Ama kimse bizi umursamıyor”
Bugüne dek yalnızca Yaşar Yakış’ın büyükelçi olduğu dönemde düzenli iletişim kurabildiklerini belirten Kazdağlı, ancak Yakış’ın da bir şey yapamadığını savundu.
‘BİZİMLE İLGİLENİLSİN’
Kazdağlı, “Cezamızı çekmek için bunca yıldır bizi Türkiye’ye aldırmaları için yalvarıyoruz; ama kimse ilgilenmiyor” derken son günlerde koşulların iyice kötüleştirdiğinden yakınıdı: “Burada bir somun ekmek ve yarım kalıp helva veriyorlar günde. Kalan her şey parayla. Paramız gelmiyor, Gelse de cezaevinde her şey on katı fiyatına. Bildiğimiz kadarıyla yatan kadınlardan biri kanser ve ilaç bulamıyor. Acı çekiyormuş. Tayyip Erdoğan’dan rica ediyoruz. Bizimle ilgilensin.”

Güncelleme:09 Şubat 2011 13:09
5 Şubat’ta Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) Zonguldak Şubesi’ni ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum’un asker için ”kağıttan kaplanmış” sözleri üzerine inceleme başlatan Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu ifadelerin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesi kapsamına girdiğine karar verdi.
Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı, Süheyl Batum hakkında soruşturma başlatılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin istedi.
TCK’nın 301. maddesinde, ”Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini veya Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişinin, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması. Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişilere de aynı cezanın uygulanması” hükmü yer alıyor.
TCK’nın 301′inci maddesi gereğince ‘’soruşturma” yapılması Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlı.

Simerini’de yayınlanan haritada Yunan-Rum sınırının Antalya’nın Kaş ilçesine kadar dayandığı görülüyor. Kıbrıs Rum Kesimi’nin doğusunda dev doğalgaz rezervi bulunduğunu yazan Rum basını, Yunanistan ile Rumların tek taraflı ilan ettiği ekonomik münhasır alan sınırını gösteren harita yayınladı. Simerini’de yayınlanan haritada Yunan-Rum sınırının Antalya’nın Kaş ilçesine kadar dayandığı görülüy
or.
Türkiye ile Kıbrıs arasına Rumlar mı giriyor? Almanya, Rusya, Fransa devlet başkanları neden Kıbrıs’ı ziyaret ediyor? Aslında bu soruların yanı
tı ekonomi. İsrail’in Doğu Akdeniz’de yaptığı sondajlar bölgede yüzlerce milyar dolarlık doğalgaz rezervi olduğunu gösterince Kıbrıs dünya siyasetinde öne çıktı. İlk belirlemelere göre sadece Kıbrıs karasularında en az 95 milyar dolarlık doğalgaz bulunuyor.
Son dönemde Kıbrıs yeniden dünya gündeminde önemli bir konu olmaya başladı.
Önce 6 Ekim 2010′da Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, ardından 11 Ocak 2011′de Almanya Başbakanı Angela Merkel ziyaret etti Güney Kıbrıs’ı. Sırada ise Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy var.
Üstelik Angela Merkel, ziyareti sırasında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın ‘Annan Planı’na verdiği desteği görmezden gelerek adanın bölünmüşlüğünün bütün suçunu Türkiye’nin üzerine attı.
Bu arada İsrail, Suriye ve Güney Kıbrıs arasında münhasır bölge anlaşmaları imzalanıyor, İsrail ve Yunanistan arasında da üst düzey ziyaretler yapılıyor.
Peki ne oldu da Kıbrıs birden bire dünya siyasetinde bu kadar önemli hale geldi?
Son 2.5 yılda İsrail’in Doğu Akdeniz’de yaptığı sondajlar bu bölgede çok büyük ölçekte doğalgaz bulunduğunu gösterdi.
İsrail önce 2009′da Tamar Bölgesi’nde 227 milyar metreküpün üzerinde doğalgaz buldu. Ardından 2010′da son döneminde kuzeydeki Leviathan Bölgesi’nde ilk tahminlere göre yarım trilyon metreküpün üzerinde doğalgaz tespit edildi.
Tahminler Kıbrıs, İsrail ve Mısır arasındaki bölgede trilyonlarca metreküp doğalgaz bulunduğu yönünde. İşte Kıbrıs’ı Avrupa’nın gözünde önemli bir hale getiren nokta tam da bu.
Avrupa Birliği enerji bakanlarının geçen hafta yaptıkları toplantının ardından yapılan açıklamada, Avrupa’nın enerji ihtiyacının sağlanacağı üç koridor arasında Rusya’dan gelen ‘Kuzey Akım’ ve Türkiye üzerinden gelen ‘Nabucco’nun yanı sıra Kıbrıs’tan gelecek yeni bir boru hattından bahsedilmesi de bu konudaki yeni bakışa işaret ediyor.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği’nin bu konuda önemli adımlar atmasını bekliyor. İlk olarak Güney Kıbrıs’ın bölgede sondaj çalışmaları yapmasını engelleyen Türkiye’nin baskılarının ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Ayrıca ada üzerindeki Türkiye etkisinin azaltılması da bir diğer hedef. Bu da Türk askerlerinin adadan çekilmesi anlamına geliyor.
Güncelleme:04 Şubat 2011 12:30
Müjdat Ancak reklam dönüşü Cumhuriyet yazarı yine stüdyodaki yerinde duruyordu. Zileli’nin arada yapılan ısrar üzerine programa döndüğü ifade edildi. Yani Cumhuriyet yazarı geçtiğimiz haftalarda yaşanan olayın aynısını tekrar etmiş oldu.

Güncelleme:04 Şubat 2011 12:54
TRT’nin en çok izlenen kanallarından biri olan TRT Haber’de yayınlanan “Büyük Takip” isimli haber programında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile ilgili tek taraflı iddialara yer verildi. Derneğin bölücülük faaliyetlerinde bulunduğu öne sürülen programda, önceki yıl hayatını kaybeden dernek başkanı Türkan Saylan’ın “İstanbul Üniversitesi’ndeki başı örtülü öğrencilere hipnoz yaparak başını açtırdığı, Atatürkçülüğü bir maske olarak kullandığı, İslam düşmanı olduğu” iddia edildi.
Tek taraflı iddialar
‘Büyük Takip’in ÇYDD ve Çağdaş Eğitim Vakfı’nı konu alan belgeseli 14 Ocak saat 20.30’da yayınlandı. Yaklaşık 40 dakika süren program boyunca, ÇYDD ile ÇEV ile ilgili taraflı iddialara yer verildi. Programda şu yorumlarda bulunuldu:
- “Bu iki kuruluş yıllarca toplumun önde gelen isimleri tarafından korunup kollandı. Her türlü övgü ve desteğe mazhar kılındı. Taki Ergenekon kapsamında yapılan baskınlara kadar. 18 Mart’ta duruşma yapılmasına karar verildi.
- Eğitimin yanında her şey yapılıyordu. Bazı medya organlarının çizdiği resim, diğer tarafta savcıların çizdiği resim.
- İddinamede, ÇYDD’nin burs verdikleri arasında PKK, DHKP-C gibi yasa dışı örgütlere mensup olanların bulunması, özellikle kız öğrenciler kullanılarak askeri okullara sızma faaliyet yürütülmesi, tüm bunlar için yurtdışından yüklü miktarda paralar aktarılması, telefon konuşmalarına şok ifadelerin yansıması gibi bilgiler yer aldı.
- Ergenekon’da hücre tipi sivil toplum kuruluşları var. Savcılar, bu hücreler arasında ÇYDD’nin olduğunu iddia ediyor. Örgütsel içerikli görüşmeler yapıldığı aktarılıyor, çarpıcı fotoğraflar delil klasöründe yer alıyor. Saylan, Ergenekon sanıklarıyla yan yana…
‘Leyla adını aldı’
- Türkiye ÇYDD hakkındaki farklı bilgilerden 4 yıl önce MİT tarafından 5 yıl önce Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilen bir yazıyla haberdar oldu. Üsküdar Gazetesi Sahibi Adnan Odabaşı’nın gündeme getirdiği misyonerlik iddiaları karşısında derneklerin açtığı davaların kararını bu belge belirledi. O belgede Saylan hakkında yapılan incelemede o güne kadar kimsenin bilmediği bir kimliği ortaya çıktı. Prof. Saylan hakkında yapılan açıklamada annesinin İngiltere doğumlu olduğu, Katolik Hristiyan olduğu, 1936’da Leyla adını aldığı, Dünya Kilisiler Birliği ile ortaklaşa çalıştığı anlatılıyordu.”
Dernekten suç duyurusu
ÇYDD Başkanı ve eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, programda yer alan iddialar karşısında yargı yoluna gitmeye karar verdiklerini açıkladı. Dernek, TRT aleyhine önümüzdeki haftabaşında suç duyurusunda bulunacak. Dernek yöneticileri, programda adı geçen Adem Zencir diye birinin asla dernekte çalışmadığını ve tüm iddiaların asılsız olduğunu, programın TRT’de yayınlanmasına akıl erdiremediklerini söyledi.
İNANILMAZ İDDİALAR
‘Hipnoz yapıyor’
Programdaki röportajlarda dile getirilen iddialar ise şöyle:
- Adnan Odabaş (Üsküdar Gazetesi sahibi): “Bu insanlar Atatürk’ü kalkan yaparak bölücülük yaptılar.”
- Yılmaz Dikbaş (Araştırmacı): “Fakir, işsiz çocuklara Türk tarihine, Türk geleneklerine, Türk karakterine ters bir eğitim verdiler. Türkan Saylan bir Atatürkçü değildir.”
- Adem Zencir (Güvenilir öğrenci olarak Saylan’ın en yakınına kadar yükselmiş bir isim olduğu, dernekte çalıştığı, ancak imam hatip kökenli olduğu anlaşılınca kovulduğu iddia edilen kişi): “Türk devletine, Türk askerine ne kadar düşman varsa, onlara üç katı para verirlerdi. Deniz Yıldızları diye bir programları vardı. Bu seminerlerin içeriği İslam düşmanı. Mağdur Kürt kızlarıyla, askeri okuldaki bozulmayan çocukları sosyal temasa geçirmek, batı felsefesiyle yetiştirmek amaçlı yapılan sosyal aktivitelerdi. Saf kızları, yoksul kızları konağa alır, hipnoz yapardı. Ve bunu Türkan Saylan yapardı ve ruh ikizi Kemal Alemdaroğlu yapardı.”
Programda CHP eski MYK Üyesi Savcı Sayan, milletvekili Meh-met Sevigen ve gazeteci Aziz Üstel’in de yorumlarına yer verildi.