
Güncelleme:04 Şubat 2011 11:51
‘Gitme günü’ adı verilen eylemlerde Cumhurbaşkanı Mübarek üzerindeki baskının iyice artırılması hedefleniyor.
Savunma bakanlığı kaynakları eylem öncesinde Savunma Bakanı Mareşal Muhammed Hüseyin Tantavi ve bazı silahlı kuvvetler yetkililerinin meydana gittiğini bildiriyor.
Muhalif eylemciler halka cuma namazı sonrası meydanlarda toplanarak kendilerine katılma çağrısı yapıyor.
‘Rejimin namazı’nı kılmak istiyorlar
Cuma namazı öğlen 12.30 sularında kılınacak.
Eylemcilerin hedefi cumhurbaşkanlığı sarayına yürümek. Niyetlerini ise ‘rejimin tabutuna son çiviyi çakmak’ diye ifade ediyorlar.
Önde gelen muhalif siyasetçiler, Mübarek’e görevden ayrılması için bugüne dek süre tanıdıklarını söylemişlerdi.
Eylemler öncesi binlerce kişi geceyi başkentin merkezindeki Tahrir Meydanı’nda geçirdi.
Kent merkezinde Mübarek karşıtı ve yandaşı gruplar arasında yer yer çatışmalar meydana geldi.
Son günlerde eylemlerin sıklıkla şiddet ve çatışmaya dönüşmesi ardından bölgede çok sayıda asker konuşlandırıldığı haber veriliyor.
Askerlerin meydanda kordonlar oluşturduğu ancak protestocularla ilişkilerinin olumlu olduğu bildiriliyor.
Muhabirlerimiz ülkenin ikinci büyük kenti İskenderiye sokaklarında da daha önce olmadığı kadar çok asker ve tank bulunduğunu söylüyor.
Mübarek direniyor
Mübarek oğlu ile birlikte kameralar önüne çıktı
Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek. eylemlerin 10 gün kadar önce başlamasından bu yana giderek yoğunlaşan bir baskı altında.
Mübarek son olarak dün, ABC televizyonuna verdiği mülakatta görevden ayrılma sözünü yineledi, ancak görevi şu aşamada bırakması halinde ülkede kaos yaşanacağı uyarısında bulundu.
Mübarek böyle bir durumda, yasaklı Müslüman Kardeşler hareketinin iktidara geleceğini savundu.
Başkanlık Sarayı’nda yanında oğlu Gamal ile kameraları kabul eden Cumhurbaşkanı, kendisi yaklaşan seçimlerde göreve yeniden aday olmayacağı gibi, oğlunu da aday göstermeyeceğini teyit etti.
Buna karşılık ABD yönetiminin Mübarek’in ’sarsıntısız bir geçiş’ ile iktidardan ayrılması için formül peşinde olduğu bildiriliyor. Yönetim bu konuda çıkan haberleri yalanlamadı.
Şiddet kaygısı
Mısır sağlık bakanlığına göre, 25 Ocak’ta olayların çıkmasından bu yana sekiz kişi öldü ve 800 kişi yaralandı.
Birleşmiş Milletler ise 300 kişinin öldüğünü, yaralı sayısının ise dört bini bulduğunu tahmin ediyor.
Dün İskenderiye’de binlerce kişinin katıldığı muhalif eylem olaysız geçti
Ülkedeki kriz, bu hafta Mübarek yanlısı grupların da sokaklara çıkması ve karşıt görüşlü gruplar arasında çatışmalar çıkmasıyla büyüdü.
Taşlı sopalı saldırıların, meydan dayaklarının yanı sıra, silah da kullanıldığı haberleri alındı, araçların hızla muhalif eylemcilerin üzerine sürüldüğünü gösteren görüntüler ortaya çıktı.
Eylemler öncesi dün gece geç saatlerde bazı siyasi eylemcilerle, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü’nden yetkililerin de aralarında olduğu bir grup gözaltına alındı.
Amerikalı yetkililer bu kararın endişe verici olduğu eleştirisinde bulundu. Dışişleri sözcüsü Philip Crowley, bugünkü eylemi izlemeye hazırlanan gazetecilerin işlerini yapmasını önlemeyi hedefleyen planlıbir girişim olduğu kaygısını dile getirdi.
Crowley bunun ‘cuma gününün provası’ olabileceğini ifade etti.
Dün gazetecileri tartaklananlar arasında pek çok yabancı basın kuruluşu vardı. Washington Post gazetesinin Kahire bürosu başkanı ve bir fotoğrafçısı gözaltına alınırken, El Cezire, El Arabiya, ABC News, CNN, France 2, France 24, Radio-Canada ve Le Soir gazetecileri de saldırılara hedef oldu.
Mübarek aleyhtarı eylemler Mısır ile sınırlı değil.
Endonezya ve Tayland’da da göstericiler bugün Mübarek’in iktidardan ayrılması çağrısı ile eylemler düzenliyor.

Güncelleme:03 Şubat 2011 14:19
Defalarca Kaymakamı İskender Yönden’le görüşmek istediğini belirten Hüseyin Taş, bir türlü emniyet güçlerini yanına yaklaştırmadı. Öfkeli babayı, Emniyet Müdürü A.Fuat Bozkurt’ta ikna edemeyince, Kaymakam İskender Yönden’e haber verildi. Olay yerine gelen Erzin Kaymakamı İskender Yönden, çocuğunu kesmek isteyen Hüseyin Taş’ı çılgın eyleminden vazgeçirdi.
Çocuğunu kesmek isteyen Hüseyin Taş’ı bir çay ocağına oturtup sakinleştiren Kaymakam Yönden, kendisine yardımcı olacaklarını söyledi.

Güncelleme:03 Şubat 2011 15:17
Olay, bugün saat 03.00 sıralarında İran topraklarında meydana geldi. Özalp İlçesi’ne bağlı Yukarı Balçıklı Köyü ve Çaldıran’ın Çilli Köyü’nden, kaçak akaryakıt getirmek amacıyla sınırı yasadışı yollarla geçen Ömer Pay (15) ve Suat Baykara (15), İran askerlerince açılan ateş sonucu öldü. Pay ve Baykara ile birlikte olan Hüsnü Baykara ise yaralandı.
İran topraklarında meydana gelen olayın ardından sınırı geçen köylüler, Ömer Pay’ın cenazesini Özalp’a, Suat Baykara’nın cenazesini ise Çaldıran’a getirdi. Devlet Hastaneleri’nde ön otopsileri yapılan cenazeler, daha sonra Van’a sevk edildi. Ömer Pay’ın yakınları Özalp Devlet Hastanesi’nde fenalık geçirirken, Özalp Kaymakamı Şener Çağlar ile Belediye Başkanı Murat Durmaz da hastaneye gelerek aileye başsağlığı diledi.
Olayda yaralanan Hüsnü Baykara ise Çaldıran Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
DHA

Güncelleme:03 Şubat 2011 14:11
İkinci pilotun da gözlemlerine dayanılan haberde, tuvaletten dönüp kokpite geçmek isteyen ikinci pilotun bir süre kokpitin kapısına vurmasına rağmen, kapının açılmadığı kaydedildi.
Adı açıklanmayan kaptan pilotun ise yazdığı savunmada, aynı gün 5 uçuş programı olduğu ve Kopenhag-Stockholm uçuşunun 4. uçuşu olduğunu belirterek, yoğun iş trafiğinden dolayı uçuşlardan önce sadece 3,5 saat uyuma olanağı bulduğunu belirterek kendini savunduğu bildirildi.
İddialar ile ilgili SAS Hava Yolları’ndan henüz bir açıklama yapılmadı.

Güncelleme:03 Şubat 2011 12:00
CHP’li Çetin Soysal da polisin sıktığı gazdan etkilendi. Soysal geçtiğimiz yıl yapılan TEKEL eyleminde de gazdan etkilenmişti.
KESK, DİSK, TTB ve TMMOB tarafından Torba Yasa Tasarısı’nı protesto etmek amacıyla organize edilen eyleme katılmak isteyenler 160 otobüsle Ankara’ya hareket etti. 80 otobüs Ankara’ya ulaştı. 80 otobüsle gelen eylemciler ise geldikleri kentte polis engeli ile karşılaştığı için henüz Başkent’e varamadı.
Aysel ALP yazıyor hurriyet.com.trKimlik kontrolleri yapıldıktan sonra Ankara’ya ulaşan sendika üyeleri Meclis’e yürüyerek Meclis çevresinde bir insan zinciri oluşturmaya çalışacak.
CHPli vekile biber gazı | video.mynet.com
VALİLİK ‘İZİN VERİLMEYECEĞİNİ’ AÇIKLAMIŞTI
Ankara Valiliği de hafta başında yaptığı açıklamada bu eylemi “yasadışı” ilan ederek, Meclis çevresinde herhangi bir eylemin yapılmasına izin verilmeyeceğini ve eylem yapılması konusunda ısrar edildiği takdirde emniyet kuvvetlerinin eylemcilere engel olacağını, yaşanan tüm olaylardan eylemi organize edenlerin sorumlu tutulacağını açıkladı.
POLİSTEN ‘DAĞILIN’ ANONSU
Polis, Ziya Gökalp Caddesi’nde toplanan kalabalığı ”Ankara’nın en ana arterini kapattınız. Yaptığınız yasal değil, basın açıklaması yapın ve dağılın” diyerek uyardı.
BİNLERCE SENDİKALIYA CHP’Lİ VEKİLLER SİPER OLDU
Eyleme katılan binlerce kişi polisin ‘dağılın’ anonsuna rağmen Ziya Gökalp Caddesi’nden Kızılay’a kadar yürüdü. Korteje 57′li CHP’li siper oldu. CHP’li vekiller kortejin önünde kol kola girdi, polis barikatının kurulduğu Kızılay’a kadar yürüdü. Kızılay girişinde dağılmaları yönünde ‘uyarı’ yapılan eylemciler ”Tayyip sonun Mübarek olsun” şeklinde slogan attı.
Grup, “Torba” tasarının geri çekilmesini isteyen pankartlar taşırken, eylem alanına üzerinde torba bulunan bir maket de getirdi.
POLİS GÖSTERİCİLERE GAZ SIKTI, CHP’Lİ VEKİL DE ETKİLENDİ
Polis barikatını aşmak isteyen bir gruba polis göz yaşartıcı gaz sıktı. Polisin müdahalesine sendikalıların eylemine destek veren küçük bir grup yumurta ve taş atarak karşılık verdi. Polisin sıktığı gazdan etkilenen isimlerden biri de CHP’li vekil Çetin Soysal. Soysal geçen yıl destek verdiği TEKEL işçilerinin eyleminde de yine polisin sıktığı gazdan etkilenmişti.
Bu arada, polise taş ve yumurta atan grubun sendikalıların arasına sızan bir öğrenci grubu olduğu iddia edildi.
CHP’Lİ İNCE POLİSLERLE TARTIŞTI
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ve sendika başkanları polisten barikatın kaldırılmasını talep etti.
Bu sırada CHP Grup Başkanvekili İnce’nin emniyet amirleriyle yaptığı tartışma dikkat çekti. İnce, polis yetkililerine “Sen kimsin benim yolumu kesiyorsun? Ben senin vekilinim bu yolu kullanacağım buradan geçeceğim” dedi.
Sendikalılar Akay Kavşağı’na kadar yürümek istiyor. Polis de grubun Kızılay’da basın açıklaması yapıp, dağılmasını istiyor.
CHP’LİLER DE DESTEK İÇİN EYLEMDE
Eyleme başta CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran olmak üzere 57 CHP’li vekil ile HAS Parti Genel Başkanı Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu da destek verdi.
VALİLİĞİN ‘YASADIŞI’ KARARINA TEPKİLER
DİSK Başkanı Süleyman Çelebi, ”Sayın Başbakan diğer ülkelerde yapılan eylemler için ‘halkın sesine kulak verin’ derken ülkemizde halkın kulağı tıkanıyor” dedi, KESK Başkanı Döndü Taka Çınar ise, sembolik zincir oluşturacaklarını belirterek, ”Tunus ve Mısır’daki gelişmeler onları korkutmuş olabilir” ifadelerini kullandı. Yasağı ’sıkıyönetim mantığı’ olarak değerlendiren TTB Başkanı Eriş Bilaloğlu da, ”İşçiler, emekçiler haklarını arayınca yasaklar hatırlanıyor” şeklinde konuştu.

Güncelleme:03 Şubat 2011 11:43
ANKARA (ANKA) – Ankara Ostim Sanayi Sitesi’nde meydana gelen patlamada 4 katlı bina çöktü. Binada bulunanlardan 4 kişinin öldüğü açıklanırken, 4′ü ağır 28 kişinin de yaralandığı ifade edildi.
Sanayi Sitesinde bulunan Mega Center isimli yatay sondaj makinaları yapan 4 katlı bir firma tesisininde saat 11.00 sıralarında bir patlama oldu. 4 katlı binanın iki katı tamamen çöktü. Yaklaşık 80 işçinin çalıştığı tesiste 4 kişinin hayatını kaybettiğini ifade edildi.
Patlamanın hemen ardından itfaiye ve çok sayıda ambülans olay yerine sevk edildi. Doğalgaz sıkışması sonucu olduğu düşünülen patlamada çevredeki binaların camları ve araçlar da hasar gördü.

Güncelleme:03 Şubat 2011 14:26
Daily Telegraph’a göre, iki ülke arasındaki gerginlik Ocak 2007′de başladı. Çin bu tarihte, 850 kilometre yükseklikteki bir meteoroloji uydusunu vurarak Beyaz Saray’ı şoka uğrattı. Bu deneme, Çin’in Amerika’nın askeri ve sivil uydularını vurarak kaos yaratabileceği endişelerine neden oldu. ABD, Şubat 2008′de Çin’in bu denemesine “sorunlu” bir uyduyu vurarak yanıt verdi ve Pekin’e aynı şeyi yapabileceğini gösterdi. Amerikan Yönetimi, bunun askeri amaçlı bir deneme olmadığını savundu.
Ancak Daily Telegraph, “Wikileaks belgelerine göre, ABD’nin amacı farklıydı” diyor. Uydunun vurulmasından bir ay önce Pekin’i uyaran ABD, 1985′den bu yana böyle bir deneme yapmadığını hatırlattı. Dönemin Dışişleri Bakanı Condeleezza Rice’ın kurmayları, Pekin’e bu tür denemelerin ABD ve diğer ülkelerin uzay sistemlerine zarar verebileceği uyarısında bulundu ve diplomatik ya da askeri yollardan çıkarlarını koruma haklarını saklı tuttuğunu söyledi. Daily Telegraph’a göre, diğer ülkeler de Çin’in denemesinden sonra 1980′lerde terk edilen Reagan döneminin yıldız savaşları programının yeniden başlatılmasından endişe duydu.
‘Ne müttefik ne de düşmanız’
ABD uydusunu, yakıt tankının sağlık tehdidi yaratması nedeniyle vurduğunu açıkladı ancak Çin bunu inandırıcı bulmadı. Gizli yazışmalar da bu denemenin askeri nitelikli olduğuna işaret ediyordu. Amerika’nın kendi uydusunu vurmasından sonra iki ülke bu konuda müzakereler yürüttü. Haziran 2008′deki bir zirve toplantısında Amerikan heyeti Çin’i düşman olarak görmediklerini söyledi. Çin buna iki ülkenin ne düşman ne de müttefik olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Uydu vurma denemelerine geçen yıla kadar devam ettiği belirtilen Çin, ABD’nin füzeleri, fırlatıldığı ülkenin topraklarında vurabilecek bir lazer sistemi geliştirmekte olduğunu öne sürüyor.

Güncelleme:02 Şubat 2011 23:09
ÇATILARDAN SALDIRIYORLAR
Mısır’dan gelen görüntülerde, Mübarek taraftarlarının binaların çatılarına çıkarak, burada ellerine geçirdikleri herşeyi aşağıdaki protestocuların üzerlerine attıkları görülüyor.
Çatıdan protestocuların üzerine atılanlar arasında en az iki üç de molotof kokteyli bulunduğu bildirildi.
Twitter üzerinden paylaştıkları mesajlarla yaşadıklarını aktarmaya çalışan protestocular, ordunun Mübarek taraftarlarına çevre apartmanlara girmelerine izin verdiğini iddia ettiler.
“KADIN VE ÇOCUKLAR İÇİN ÇARPIŞIYORLAR”
El Cezire’ye telefonla bağlanan bir kadın gösterici “Onlarca yaralı kişi bize doğru geliyor” dedi ve ekledi: “Tek bir ambulans bile yok. Birçok insan yaralandı ama ambulans yok, tıbbi yardım yok. Kimse bize yardım etmiyor”
Tahrir Meydanı’nda yaşananları anlatan gösterici, erkek protestocuların meydana girişleri tuttuğunu ve Mübarek taraftarlarının meydanın merkezindeki kadın ve çocuklara ulaşmaması için mücadele ettiklerini söyledi. 
LİNÇ ETTİLER
Sabah saatlerinden itibaren başta Kahire’nin Tahrir Meydanı olmak üzere önemli noktalarda bir araya gelen hükümet karşıtları gösterilerini sürdürdü.
Daha önceki gösterilerden farklı olmak üzere bugün Mübarek yanlılarının da meydanlara inmesiyle taraflar arasında taşlı sopalı çatışmalar yaşandı. Olaylar sırasında bir gösterici yere düşünce yüzlerce kişi üzerine çullanarak linç girişiminde bulundu.
Hangi taraftan olduğu açıklanmayan linç kurbanı göstericinin akıbetinin ne olduğu da bilinmiyor.
Olay yerinden canlı yayın yapan El Cezire televizyonu, Mübarek yandaşlarının muhalifler tarafından linç edildiği görüntülere yer verdi.
PARALI GÖSTERİCİLER İDDİASI
Bu arada, Mısır’daki yabancı muhabirlerin bildirdiğine göre, Tahrir Meydanı’na gelerek protestoculara saldıran Hüsnü Mübarek yanlılarına 50 Mısır poundu (yaklaşık 14 lira) para ödendiği iddiası ortalığı karıştırdı.
ÇOK KANLI SONUÇLAR DOĞURABİLİR
Protestoculara atlar ve develer üzerinde saldıran Mübarek taraftarlarının, ordunun çatışan iki tarafı ayırmak için kullandığı araçları da kullanarak Tahrir Meydanı’nın çıkışlarını kapattığı bildirildi.
El Cezire televizyonunda konuşan bayan bir gösterici, başlarına gelebilecek şeylerden çok korktuğunu, artık alandan ayrılmak isteseler bile ayrılamayacaklarını söyledi.
Olayları izleyen gazeteciler de, durumun iyice gerildiğini, birbirlerine taş ve sopalarla saldıran gruplardan birinin silah ateşlediğini duyurdular.
GAZETECİLER CİDDİ TEHLİKE ALTINDA
Gulf News’un muhabiri Abbas Al Lawati, Twitter üzerinden yazdığı mesajında “Yabancı bir gazeteciyi silahlı bir grubun kovaladığını gördüm. Gazeteci yalnızdı. Onu yakaladılar. Tanrı yardımcısı olsun”
Daily Telegraph gazetesi de, CNN muhabiri Anderson Cooper’ın Hüsnü Mübarek taraftarlarının arasında kaldığını ve ciddi şekilde dövüldüğünü, Al Arabiya’nın muhabirinin de bıçaklandığını duyurdu.
El Cezire’nin Mübarek yanlılarının hedefi haline geldiği Mısır’da, El Cezire muhabiri Greg Carlstrom Twitter sayfasına şu mesajı gönderdi:
“Kanalımızdan olmayan iki kameramanın ‘El Cezire! El Cezire!’ diye haykıran kalabalık tarafından kovalandığını gördüm”
ÜZERLERİNDEN POLİS KİMLİKLERİ ÇIKTI
El Cezire televizyonunun yayını sırasında, bazı protestocular, kendilerine saldıran Mübarek yanlılarının üzerlerinden aldıkları polis kimliklerini kameralara gösterdiler ve tüm bu kaosun arkasında hükümetin olduğunu söylediler. Mübarek yanlıları olduğu iddia edilen grubun içinde hiç kadın ve çocuk bulunmadığına ve hepsinin 20-40 yaşları arasında erkekler olduğuna dikkat çeken protestocular, bu kişilere hükümetin para ödediği iddiasını ortaya attılar.
“BİNEKLERİNDEN İNDİRİLDİLER”
AFP haber ajansı, meydana at ve develer üzerinde giren Mübarek taraftarlarının çevrelerinin sarıldığını ve bineklerinden indirildiğini bildirdi.
MUHALEFET ORDUYA KARŞI GELDİ
Daha önce yaptığı açıklamalarda, protestoculara karşı şiddet uygulamayacağını ve halkın “yasal taleplerini” anlayışla karşıladığını bildiren ordudan bugün yeni bir açıklama daha geldi.
Devlet televizyonuna konuşan ordu sözcüsü, protestoculara sokakları terk etmesi çağrısında bulunurken, “Mesajınız ulaştı. Talepleriniz anlaşıldı. Şimdi Mısır’a normal hayatı geri getirecek olan sizlersiniz” dedi.
Ancak muhalif grupların oluşturduğu koalisyon, Mübarek istifa edene kadar protesto gösterilerine devam edeceklerini açıkladı.
Reuters’ın haberine göre, koalisyondan yapılan ortak açıklamayı okuyan Mustafa Naggar, “Muhalefet güçleri, sadece Mübarek’in istifa etmesi halinde, Devlet Başkan Yardımcısı Ömer Süleyman’la görüşecektir” dedi.
Aralarında Müslüman Kardeşler ve Muhammed El Baradey önderliğindeki Değişim İçin Ulusal Birlik’in de bulunduğu koalisyondan yapılan açıklamada, “İnsanlara Tahrir Meydanı’ndaki protestolara devam etmeleri için çağrıda bulunuyoruz ve herkesi Veda Cuması’na katılmaya davet ediyoruz” denildi.
“SİVİL GİYİMLİ GİZLİ POLİS”
Bir görgü tanığı AFP’ye yaptığı açıklamada “Mübarek yanlısı Ulusal Demokrat Parti üyeleri ve sivil giyimli gizli polisler, ayaklanmaları sona erdirmek için meydanı istila etti” dedi
Üç muhalif grubun yaptığı ortak açıklamada da “Sivil giyimli güvenlik güçleri ve bir grup eşkıya Tahrir Meydanı’na hücum etti” denildi.
Mısır’ın İskenderiye kentinde de dün gece Mübarek taraftarlarıyla muhalifler arasında çatışma çıkmış, birbirlerine taş ve sopalarla saldıran tarafların arasına ordu birlikleri girmesine rağmen olayda çok sayıda kişinin yaralandığı bildirilmişti.
-”HÜKÜMET KORKUTMA TAKTİKLERİ UYGULUYOR”
Mısırlı muhalif Muhammed El Baradey, Kahire’de hükümet yanlıları ile karşıtları arasında çatışmalar sürerken, hükümeti ”korkutma taktikleri uygulamakla” suçladı.
El Baradey, BBC radyosuna verdiği demeçte, Kahire’de Mübarek yanlıları ile hükümet karşıtları arasında meydana gelen çatışmalardan son derece endişeli olduğunu ifade etti. El Baradey, ”Bu suçlu bir rejimin suç işlediğinin başka bir belirtisi ya da işaretidir. Korkum bunun bir katliama dönüşmesidir” dedi.
İstifası istenen Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in gitmesi gerektiğini söyleyen El Baradey, Mübarek yanlılarını da ”bir avuç eşkiya” olarak nitelendirdi.
ABD’DEN TAM SAHA PRES
Amerikan Dışişleri Bakanlığı, dün Mısır’da yakından tanınan ve saygı gösterilen eski Kahire Büyükelçisi Frank Wisner’i bu ülkeye yollamış, Wisner özel olarak görüştüğü Mübarek’e “Başkan olarak sonunuz geldi. Düzenli bir geçişe hazır olun” mesajını iletmişti.
ABD Başkanı Barack Obama da ulusa seslenen Mübarek’le yaklaşık 30 dakika telefonda görüştü. Daha sonra basına konuşan Obama, Mübarek’in “mevcut durumun sürdürülemez olduğunu kabul ettiğini,” şu anda cevapsız kalan birçok soruya Mısır halkının en kısa zamanda yanıt bulacağına inandığını ve “hemen şimdi başlaması gereken değişimin ülkeyi barışçıl bir geçişe ve adil seçimlere” götürmesi gerektiğini söyledi.

Güncelleme:02 Şubat 2011 16:22
Burada ifadesi alınan Altan, daha sonra serbest bırakıldı. Polis merkezine gelen Altan’ın 2 avukatı da, müvekkillerinin ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldığını belirttiler.
Bu arada, Defne Joy Foster’ın Kerem Halit Altan ve 2 arkadaşıyla dün gece Taksim’de bir barda eğlendikleri, daha sonra Altan ile Caddebostan’daki daireye geldiği belirtildi. Altan verdiği ifadesinde, Evinde rahatsızlanan ve burnundan kan gelen Foster için dışarı çıkarak, yakındaki bir klinikte doktor aradığı ancak bulamadığı, daireye geri döndüğünde de Foster’ı baygın halde bulduğunu belirterek “Bunun üzerine ambulans çağırdım. Gelen sağlık ekiplerinin yaptığı inceleme sonucu ise Foster’ın öldüğünün anlaşıldı” dedi.
-”112 ACİL SERVİS ARANMAMIŞ”-
İstanbul Sağlık Müdürlüğü, Foster’ın ölümüyle ilgili olarak 112 Acil Servis’in aranmadığını bildirdi.
Müdürlükten yapılan açıklamada, Foster’ın evinde ölü bulunmasıyla ilgili olarak bazı internet sitelerinde yer alan haberlerde Kerem Altan’ın 112 Acil Servis’i aradığının ancak ambulansın gelmediğinin iddia edildiği belirtildi.
Olay günü 112 komuta kontrol merkezindeki tüm ses kayıtlarının incelendiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Kayıtlarımızda konuyla ilgili hiçbir ihbar bulunmamaktadır. Olayla ilgili olarak 112 Acil Servis aranmamıştır. Görevlerini üstün bir çalışma temposu içerisinde yerine getirmeye çalışan 112 Acil Servis çalışanlarının moral ve motivasyonları, medyada çıkan bu tarz haberlerden olumsuz etkilenmektedir. Bu konuda tüm basın ve yayın organlarının desteğini bekliyoruz. Defne Joy Foster’ın vefatından dolayı üzüntülerimizi belirtir, yakınlarına ve sevdiklerine başsağlığı dileriz.”
ÖZEL AMBULANS GİTMİŞ
112 Acil Servis tartışmaları devam ederken, ambulans çağrılması için Back – Up şirketinin arandığı ve Med Line’a bağlı bir ambulansın gittiği belirtildi.
İstanbul Sağlık Müdürlüğü, Defne Joy Foster’ın evinde ölü bulunmasıyla ilgili olarak bazı internet sitelerinde yer alan haberlerde Kerem Altan’ın 112 Acil Servis’i aradığının ancak ambulansın gelmediğinin iddia edildiği belirtildi.
Olay günü 112 komuta kontrol merkezindeki tüm ses kayıtlarının incelendiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
”Kayıtlarımızda konuyla ilgili hiçbir ihbar bulunmamaktadır. Olayla ilgili olarak 112 Acil Servis aranmamıştır. Görevlerini üstün bir çalışma temposu içerisinde yerine getirmeye çalışan 112 Acil Servis çalışanlarının moral ve motivasyonları, medyada çıkan bu tarz haberlerden olumsuz etkilenmektedir. Bu konuda tüm basın ve yayın organlarının desteğini bekliyoruz. Defne Joy Foster’ın vefatından dolayı üzüntülerimizi belirtir, yakınlarına ve sevdiklerine başsağlığı dileriz.”
AMBULANS 8 DAKİKA İÇİNDE GİTMİŞ
Ancak olay anında Sağlık Müdürlüğü’nün direk aranmadığı, özel bir şirket olan Back – Up’ın aranıp ambulansın şirket tarafında çağrıldığı öğrenildi. Ntvmsnbc’nin edindiği bilgilere göre Kerem Altan saat 06:36’da ambulans yardımı için Back- Up’ı aramış, Med-Line’a bağlı ekip de 8 dakika içinde olay yerine ulaşmış.
Med-Line şirketi de gönderilerinin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bilinemeyeceğini, bu sebepten bir karışıklık olabileceğini bildirdi.

Güncelleme:01 Şubat 2011 17:36