
Güncelleme:10 Şubat 2011 16:50
Telegraph gazetesinin haberine göre, yapılan incelemede Jemma’nın sadece İngiltere’de yılda 500 kişinin ölümüne sebep olan “Ani Yetişkin Ölümü Sendromu” (Sudden Adult Death Syndrome) nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı.
Erkek arkadaş Daniel Ross, polise 3 aydır birlikte olduklarını ancak o gece ilk kez öpüştüklerini anlattı.
Olay anında acil yardım hattını arayan Ross, Benjamin’in önce göz kapaklarının kapandığını, sonra ağzından köpükler çıktığını ve düştüğünü söyledi.
Jemma’nın ailesi ise tamamen sağlıklı olduğunu, hatta iyi bir yüzücü ve hokey oyuncusu olduğunu ifade ettikleri kızlarını kaybetmenin şaşkınlığını yaşıyor.

Güncelleme:10 Şubat 2011 17:59
İSTİFAYA GÖTÜREN KARELER – FOTO GALERİ
MÜBAREK’İN 30 YILLIK İKTİDARI- FOTO GALERİ
Hüsnü Mübarek hakkında bilmedikleriniz
Bedravi BBC’ye yaptığı açıklamada, Mübarek’in yakında açıklama yapmasını beklediklerini söyledi.
Bu arada, Mübarek’in istifası talebiyle 17 gündür Kahire’deki Tahrir meydanında gösteri yapan eylemcilere doktorlar da katıldı.
Doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarının başlattığı grev nedeniyle Kahire’deki bir hastane kapandı. Otobüs şoförleri, avukatlar ve tekstil işçilerinin de greve başladıkları haber veriliyor. Bu arada, Mısır, olağanüstü hal uygulamasının kaldırılmasını isteyen ABD’ye sert tepki gösterdi.
MİKROSİTE: ORTA DOĞU’DA DEĞİŞİM SANCILARI
Tahrir meydanındaki protestolara, kötü hava koşullarına rağmen yüzlerce doktor ve sağlık çalışanı katıldı. Kahire’deki Kasr el-Ayni Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Soha Muhammed adlı bir doktor, AFP ajansına “Bu maaşlarımızla ilgili bir protesto değil. Yönetimdekilere hesap sorma ve özgürlüklerimizi elde etme mücadelesi” dedi.
‘Mübarek yargılanmalı’
Muhammed Zarie adlı bir avukat da Associated Press ajansına “Mübarek ve rejiminin yargılanmasını istiyoruz. Burada yolsuzluğu protesto ediyoruz” diye konuştu. Kahire’deki BBC muhabiri Jon Leyne, bugünkü gösteriye çok sayıda kişinin katıldığını ama eylemcilerin asıl yarınki gösterilerde büyük kalabalık toplamayı umduklarını söylüyor.
Washington-Kahire hattında gerilim
Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, Mübarek rejiminin halkın görmek istediği ‘gerekli adımları’ hala atmadığını söylerken, Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt Washington’dan gelen eleştirileri reddetti. Mısır Dışişleri Bakanı, ABD’nin, “büyük bir devlete, istediklerini dayatamayacağını” söyledi. Beyaz Saray Sözcüsü Gibbs, “Mısır hükümeti Mısır halkının görmek istediği adımları atmadı. Bu yüzden daha çok insan eylemlere katılıyor. Mısır yönetimi cini tekrar şişesine sokabileceğini düşünüyorsa, bunun zamanı çoktan geçti.” dedi. Gibbs ayrıca, ülkesinin Mısır’a yardım programını gözden geçirdiğini ve programın nasıl şekilleneceğini, Mısır hükümetinin yapacağı reformların belirleyeceğini vurguladı. Gibbs’in açıklamaları, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Mısır hükümetine, çok uzun yıllardır yürürlükte olan olağanüstü hal yasalarının kaldırılması ve gazetecilerle eylemcilerin gözaltına alınmasının durdurulması çağrısını izliyordu.
‘ABD iradesini dayatmamalı’
Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt ise, Amerikan PBS televizyonuna verdiği demeçte “İlk dört, beş gün, karışık mesajlar geliyordu ve sık sık öfkeleniyordum. Ama görüşmelerimiz sonucu ABD yönetimi, durumun zorluğunu ve aceleyle ucu açık bir kaosa koşuşturmanın beraberinde getireceği tehlikeleri anlar hale geldi’ dedi. Ebul Geyt, Mısır’ın bir çalkantı yaşadığını söyledi ve Joe Biden’ın 40 yıldır yürürlükte olan olağanüstü hal yasasının kaldırılması yolundaki talebini hayretle karşıladığını söyledi. Son sokak protestoları sırasında cezaevlerinden 17 bin mahkumun kaçtığını belirten Mısır Dışişleri Bakanı, “Başım zorda olduğu bir sırada olağanüstü hal yasasını kaldırmamı nasıl istersiniz? Bana zaman verin. Kontrol kurmama, ülkeyi, devleti istikrara kavuşturmama izin verin, ondan sonra duruma bakarız.” dedi.

Güncelleme:09 Şubat 2011 13:26
Sabahın erken saatlerinde Uluslararası Benazir Butto Havalimanının girişinde toplanan bine yakın PIA çalışanı havalimanından İslamabad’da gelen protokol yolunu ulaşıma kapattı. Protestocuların havalimanı giriş ve çıkışlarını kapatmasının ardından, İslamabad’dan yapılan iç ve dış uçuşların iptal edildiği duyuruldu.
Pilotlar, kabin ve yer ekibi çalışanlarından oluşan protestoculara iktidarda bulunan Pakistan Halk Partisi ve ana muhalefetteki Pakistan İslam Birliği Partisi de destek verdi.
Protestocular, THY ile yapılan ön anlaşmanın kendilerinin önemli gelir kaybına uğramasına yol açacağını belirterek, ön anlaşmanın kısa zamanda feshedilmesini istedi. PIA ve hükümet aleyhine slogan atan protestocular, THY’den işbirliğinden vazgeçmesini istedi.
THY ile PIA arasında imzalanması planlanan işbirliği anlaşmasına göre, PIA ülke dışındaki bazı noktalara uçuşlarını kaldıracak, bu noktalara THY uçakları yolcu taşıyacak.
Pakistan’ın ulusal havayolu şirketi PIA’nın 2010 yılında 80 milyon dolar zarar ettiğini açıklaması, ülkede uzun süre tartışma konusu olmuştu.
PIA yönetimi geçen ay aldığı bir kararla yüzde 30 küçüleceğini açıklamıştı.

Güncelleme:09 Şubat 2011 11:06
Radikal’in haberine göre, eylemcilerin Hüsnü Mübarek yönetimini, mahkumları kendilerine saldırsın diye salıverdiği iddiaları doğru. Bu iddialar, 19 yıl 4 aydır Mısır’da tutuklu olan Balıkesirli Nihat Kazdağlı tarafından doğrulandı.
“Yarın ne olacağımız belli değil. Evvelki gün kapıları açmışlar, önce gidin demişler. Sonra herkesi taramışlar. Arayanımız, soranımız yok. Korkuyoruz.” diyen Kazdağlı asıl korkularının unutulmaktan öte öldürülmek olduğunu belirtti ve Kazdağlı, Kahire’deki gösterilerin merkezi durumundaki Tahrir Meydanı’na çeşitli cezaevlerinden özgürlük vaadiyle çıkarılan mahkumların gönderildiğini öne sürdü;
“Duyduğumuz kadarıyla Emn el Devle denilen Mısır istihbarat örgütü Ebu Zabel, Merç, Teyyum gibi cezaevlerinden mahkûmları, göstericilere saldırsınlar diye salıvermişler”
6 TÜRK MAHKUM VAR
El Kınatr adlı cezaevinde kalan Kazdağlı, kendisinin dışında üçü kadın 5 Türk mahkumun daha hapishanede bulunduğunu söyledi ve Mısır’da devam eden kargaşaya rğmen kendilerine karşı olan ilgisizlikten şikayet etti:
“Zaten kimse gelip gitmezdi. Tek tük telefona çıktıklarında ‘bakarız, yaparız” deyip kapatırlardı. Olaylar başladığı günden bu yana iletişim koptu. Kimseye ulaşamadık. Can güvenliğimizden endişeliyiz. Ama kimse bizi umursamıyor”
Bugüne dek yalnızca Yaşar Yakış’ın büyükelçi olduğu dönemde düzenli iletişim kurabildiklerini belirten Kazdağlı, ancak Yakış’ın da bir şey yapamadığını savundu.
‘BİZİMLE İLGİLENİLSİN’
Kazdağlı, “Cezamızı çekmek için bunca yıldır bizi Türkiye’ye aldırmaları için yalvarıyoruz; ama kimse ilgilenmiyor” derken son günlerde koşulların iyice kötüleştirdiğinden yakınıdı: “Burada bir somun ekmek ve yarım kalıp helva veriyorlar günde. Kalan her şey parayla. Paramız gelmiyor, Gelse de cezaevinde her şey on katı fiyatına. Bildiğimiz kadarıyla yatan kadınlardan biri kanser ve ilaç bulamıyor. Acı çekiyormuş. Tayyip Erdoğan’dan rica ediyoruz. Bizimle ilgilensin.”
Merhaba,
Sayin okuyucularimiz ve takipcilerimiz, yeni bir basligimizi sizlerin huzurlarina keyfle okumanız dilegiyle sunarim..
15. yüzyıl divan şairlerinden Bâki’ye bir gün, kaç çeşit dost olduğunu sorarlar. Şair şöyle yanıtlar soruyu:
- Üç çeşit dost vardır: Bir dost vardır ki, gıda gibidir; onu her gün ararsın. Bir dost vardır ki, ilaç gibidir; gerekince ararsın. Bir dost vardır ki, hastalık gibidir; o seni arar!…âki için içki içmemeye and içti diye bir söylenti yayılır. Bu söylentiyi duyan şair şu beyti yazar:
Bâki mey içmemeye and içdi demişler
Divâne midir bâde dururken içe and
Edirne’de bulunduğu sırada şerefine bir ziyafet verilir. Bâki’nin. Yenilir içilirken sürekli Edirne övülür sofrada- Bâki biraz kızar bu duruma ama sesini çıkarmaz.
Bir ara Edirne şairlerinden biri alaycı bir edayla,
– Efendim, şehrimizi nasıl buldunuz, diye sorunca şair dayanamaz artık;
- Doğrusu cennet gibi yer, der. Ama içinde âdem yok!…
Sevgili okuyucularim ve takipcilerim, gözlerinizi umarim, bir sonra ki, paylasimlarimizdan eksik etmez. Bize destek cikarsiniz..
Saygilarimla.