Güncel

İlk öpücükten sonra düşüp öldü

İlk öpücükten sonra düşüp öldü

İngiltere’de bir genç kız ilk kez öpüştükten sonra “Ani Yetişkin Ölümü Sendromu” (SADS) nedeniyle hayata veda etti.

Güncelleme:10 Şubat 2011 16:50

18 yaşındaki Jemma Benjamin, 21 yaşındaki üniversite öğrencisi erkek arkadaşı Daniel Ross’la akşam dışarı çıktı. Çift gecenin sonunda öpüştü ancak öpüşmenin ardından koltuğa uzanan genç kız sevgilisinin gözleri önünde can verdi.

Telegraph gazetesinin haberine göre, yapılan incelemede Jemma’nın sadece İngiltere’de yılda 500 kişinin ölümüne sebep olan “Ani Yetişkin Ölümü Sendromu” (Sudden Adult Death Syndrome) nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

Erkek arkadaş Daniel Ross, polise 3 aydır birlikte olduklarını ancak o gece ilk kez öpüştüklerini anlattı.

Olay anında acil yardım hattını arayan Ross, Benjamin’in önce göz kapaklarının kapandığını, sonra ağzından köpükler çıktığını ve düştüğünü söyledi.

Jemma’nın ailesi ise tamamen sağlıklı olduğunu, hatta iyi bir yüzücü ve hokey oyuncusu olduğunu ifade ettikleri kızlarını kaybetmenin şaşkınlığını yaşıyor.

By Unknown on 10 Şubat 2011 | dünya | A Yorum?
Etiketler:, , , , , ,

‘İnsanlık ölmemiş’ dedirten olay

'İnsanlık ölmemiş' dedirten olay

Kadıköy’de kızıyla birlikte yürüyen Cüneyt Ataç, kaldırım kenarında bulduğu 20 bin lirayı polise teslim etti.

Güncelleme:10 Şubat 2011 18:15

İnsanlık ölmemiş dedirten olay Kadıköy Rasimpaşa Mahallesi Orgenaral Şahap Gürler caddesinde meydana geldi. Kızıyla birlikte yürüyen Cüneyt Ataç (45) kaldırım kenarında bir deste para buldu. Parayı yanına alan Ataç, en yakın karakol olan Bostancı Polis Merkezi’ne gitti. Ancak buradaki memurlar Ataç’ı Kadıköy Merkez Rıhtım Polis Merkezi’ne yönlendirdi.
 
“HAYRINI GÖRMEZDİM”
Rıhtım Polis Merkezi’ne giden Ataç, 20 bin lirayı burada polislere teslim etti. Parayı ilk bulduğunda tedirgin olup bir an önce kurtulmak istediğini söyleyen Ataç, “Paranın bir an önce yerine ulaşmasını istedim. Ben vatandaşlık görevimi yaptığıma inanıyorum. İnsani görevimi yaptım. Eğer o parayı kullansaydım hayrını görmezdim. İçim rahat bir şekilde hayatıma devam edeceğim” dedi. Adli emanete teslim edilen para sahibini bekliyor.
 
DHA

Elbistan’da kabus

Elbistan'da kabus

Afşin-Elbistan B Termik Santrali için kömür üretimi yapılan sahada 4 gün aradan sonra ikinci göçük meydana geldi.

Güncelleme:10 Şubat 2011 17:42

Kahramanmaraş’ta Elbistan Termik Santrali’nin kömür üretim sahasında göçük meydana geldi. Arama kurtarma çalışmaları sırasında bir işçinin cesedine ulaşıldı, 9 işçi ise kayıp.

9 kayıp işçiyi arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. 4 gün önce de aynı yerde meydana gelen göçükte bir kişi yaşamını yitirmiş, 9 işçi de yaralanmıştı. Faciadan sonra olay yerinde çekilen fotoğraf ise göçüğün boyutunu gözler önüne serdi. Kurtarma ekipleri, adeta samanlıkta iğne arar gibi yaralı işçilere ulaşmaya çalıştı.

Kahramanmaraş’ın Elbistan İlçesi’nde Afşin- Elbistan Linyitleri B Termik Santrali’ne kömür sağlayan Çöllolar Kömür Sahası’nda 4 gün arayla meydana gelen ikinci göçükte bir işçinin cesedine ulaşıldı, 8 işçi kurtarıldı, 9 kayıp işçiyi arama çalışmaları devam ediyor. Cesedine ulaşılan kişinin 25 yaşındaki dozer operatörü Ruşen Demir olduğu bildirildi.

Olay sonrası bölgeye ulaşan 2. Ordu Komutanlığı’na bağlı 2 helikopter, göçüğün meydana geldiği bölgede yaptığı alçak uçuş sonrası bir kişinin yerini tespit etti.

Bunun üzerine helikopterdeki halat yardımıyla aşağıya inen bir asker, toprak yığınları arasındaki kişinin hayatını kaybettiği belirledi. Bulunduğu yerden çıkarılan ceset, daha sonra halatla helikoptere taşındı.

Bunun üzerine göçük bölgesinden ayrılan helikopter, ambulansların bulunduğu noktaya iniş yaptı. Ceset torbası içinde helikopterden indirilen ceset ambulansla morga götürüldü.

Arama kurtarma ekipleri 8 işçiyi kurtarırken, 9 kayıp işçiyi arama çalışmaları devam ediyor.

KAYIPLARIN KİMLİĞİ

Şirket yetkililerinin yaptığı çalışma sonunda göçükte kaybolanların Hacı Mehmet İpek, Muhsin Kaçak, Kemal Elmas, Cuma Yıldırım, Aydoğan Polat, Halil Tatlı, Turhan Gökhan ile soyadı öğrenilemeyen Adnan ve Naif adlı kişiler olduğunu belirledi.

3 VARDİYADA 1200 İŞÇİ ÇALIŞIYOR

Dev Maden-Sen Genel Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, göçük meydana gelen bölgede, 1200’e yakın işçinin 3 vardiya halinde çalıştığı açıklandı. Açıklamada şöyle denildi:

“Kahramanmaraş’ta özelleştirme sonrasında Park Holding’e devredilen Afşin – Elbistan Termik Santrali B ünitesine açık ocak yöntemiyle linyit kömürü üretilen sahada yine göçük meydana geldi. 160 metre derinliklerde meydana gelen göçük sonucu 5 mühendisin ve 30’a yakın işçinin toprak altında kaldığı öğrenilmiştir. Yaşanan göçüğün büyüklüğü şu anda kendilerinden haber alınamayan mühendis ve işçilerin yaşamına dönük kaygıları da artırmaktadır. 1200’e yakın işçinin düşük ücretle 3 vardiya halinde çalıştığı maden işletmesinde, Park Teknik, Askar Madencilik ve Toprakoğlu madencilik şirketleri taşeron olarak çalışmaktadır. Bu taşeron şirketler içinde Aksar madencilik ve Toprakoğlu madencilik şirketlerinin üretim yaptığı sahada 6 Şubat’ta meydana gelen göçükte 1 işçi yaşamını yitirmiştir. Maden işletmesinde göçüklere dönük ciddi önlemler alınmadığı, sık sık toprak kayması ve çatlakların oluştuğu belirtilmektedir. Yetkilileri 3 gün arayla meydana gelen iş cinayetinin bulunduğu işletmeyi mercek altına almaya, sorumluların tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz. Taşeronlaşmaya bir kez daha dikkat çekiyor, maden işletmelerinde sağlıklı ve güvenli iş ortamının yaratılması konusunda ilgili yasa, tüzük ve yönetmeliklerin uygulanmasını bekliyoruz.”

GENEL MÜDÜR “ALLAH’IN LÜTFU” DEMİŞTİ

İlk göçüğün ardından bölgeye gelip inceleme yapan Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürü Halil Alış, 1 kişinin öldüğü, 9 kişinin yaralandığı göçüğün nedenlerinin araştırıldığını söylemişti. 20-30 milyon metreküplük alanın çöktüğünü, olayın ihmal olup olmadığının araştırıldığını belirten Alış, “Bu olayı 1 ölü, birkaç yaralı ile atlatmak Allah’ın bir lütfu diyorum” demişti.

Sahada incelemelerde bulunan Maden-İş Sendikası Genel Başkanı İsmail Aslan ise, mühendislik hatası ve ihmalin de araştırıldığını belirterek, “Benim duyduğuma göre çatlamalar olduğunda, kamyonlarla taşları getirip, o çatlakları doldurup üzerinden öyle geçmeye çalışmışlar. Bu mühendislik hatası değil mi? Tabii ki hata var bunda” diye konuşmuştu.
 

Pakistan’da THY protestosu

Pakistan'da THY protestosu

Türk Hava Yolları (THY) ile işbirliği yapmak için geçen ay ön anlaşma yapan Pakistan Havayolları (PIA) çalışanları işbirliği anlaşmasını protesto etti.

Güncelleme:09 Şubat 2011 13:26

Başkent İslamabad’daki Uluslararası Benazir Butto Havalimanını ulaşıma kapatan yüzlerce PIA çalışanı işbirliği ön anlaşmasının feshedilmesini istedi.

Sabahın erken saatlerinde Uluslararası Benazir Butto Havalimanının girişinde toplanan bine yakın PIA çalışanı havalimanından İslamabad’da gelen protokol yolunu ulaşıma kapattı. Protestocuların havalimanı giriş ve çıkışlarını kapatmasının ardından, İslamabad’dan yapılan iç ve dış uçuşların iptal edildiği duyuruldu.

Pilotlar, kabin ve yer ekibi çalışanlarından oluşan protestoculara iktidarda bulunan Pakistan Halk Partisi ve ana muhalefetteki Pakistan İslam Birliği Partisi de destek verdi.

Protestocular, THY ile yapılan ön anlaşmanın kendilerinin önemli gelir kaybına uğramasına yol açacağını belirterek, ön anlaşmanın kısa zamanda feshedilmesini istedi. PIA ve hükümet aleyhine slogan atan protestocular, THY’den işbirliğinden vazgeçmesini istedi.

THY ile PIA arasında imzalanması planlanan işbirliği anlaşmasına göre, PIA ülke dışındaki bazı noktalara uçuşlarını kaldıracak, bu noktalara THY uçakları yolcu taşıyacak.

Pakistan’ın ulusal havayolu şirketi PIA’nın 2010 yılında 80 milyon dolar zarar ettiğini açıklaması, ülkede uzun süre tartışma konusu olmuştu.

PIA yönetimi geçen ay aldığı bir kararla yüzde 30 küçüleceğini açıklamıştı.

By Unknown on 09 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , ,

“Eylemcilere saldırsınlar diye saldılar”

"Eylemcilere saldırsınlar diye saldılar"

19 yıldır Mısır’da hapis yatan Nihat Kazdağlı, cezaevlerindeki dehşeti anlattı:

Güncelleme:09 Şubat 2011 11:06

Mahkûmları göstericilere saldırsınlar diye salıp, kabul etmeyenleri de öldürdüler.

Radikal’in haberine göre, eylemcilerin Hüsnü Mübarek yönetimini, mahkumları kendilerine saldırsın diye salıverdiği iddiaları doğru. Bu iddialar, 19 yıl 4 aydır Mısır’da tutuklu olan Balıkesirli Nihat Kazdağlı tarafından doğrulandı.

“Yarın ne olacağımız belli değil. Evvelki gün kapıları açmışlar, önce gidin demişler. Sonra herkesi taramışlar. Arayanımız, soranımız yok. Korkuyoruz.” diyen Kazdağlı asıl korkularının unutulmaktan öte öldürülmek olduğunu belirtti ve Kazdağlı, Kahire’deki gösterilerin merkezi durumundaki Tahrir Meydanı’na çeşitli cezaevlerinden özgürlük vaadiyle çıkarılan mahkumların gönderildiğini öne sürdü;

“Duyduğumuz kadarıyla Emn el Devle denilen Mısır istihbarat örgütü Ebu Zabel, Merç, Teyyum gibi cezaevlerinden mahkûmları, göstericilere saldırsınlar diye salıvermişler”

6 TÜRK MAHKUM VAR

El Kınatr adlı cezaevinde kalan Kazdağlı, kendisinin dışında üçü kadın 5 Türk mahkumun daha hapishanede bulunduğunu söyledi ve Mısır’da devam eden kargaşaya rğmen kendilerine karşı olan ilgisizlikten şikayet etti:

“Zaten kimse gelip gitmezdi. Tek tük telefona çıktıklarında ‘bakarız, yaparız” deyip kapatırlardı. Olaylar başladığı günden bu yana iletişim koptu. Kimseye ulaşamadık. Can güvenliğimizden endişeliyiz. Ama kimse bizi umursamıyor”

Bugüne dek yalnızca Yaşar Yakış’ın büyükelçi olduğu dönemde düzenli iletişim kurabildiklerini belirten Kazdağlı, ancak Yakış’ın da bir şey yapamadığını savundu.

‘BİZİMLE İLGİLENİLSİN’

Kazdağlı, “Cezamızı çekmek için bunca yıldır bizi Türkiye’ye aldırmaları için yalvarıyoruz; ama kimse ilgilenmiyor” derken son günlerde koşulların iyice kötüleştirdiğinden yakınıdı: “Burada bir somun ekmek ve yarım kalıp helva veriyorlar günde. Kalan her şey parayla. Paramız gelmiyor, Gelse de cezaevinde her şey on katı fiyatına. Bildiğimiz kadarıyla yatan kadınlardan biri kanser ve ilaç bulamıyor. Acı çekiyormuş. Tayyip Erdoğan’dan rica ediyoruz. Bizimle ilgilensin.”

Canlı yayında Müjdat Gezen krizi!

Ters Cephe’de Müjdat Gezen depremi yaşandı. Rasim Ozan’la kapışan Ümit Zileli yine stüdyoyu terk etti, sonra yine programa döndü!

Güncelleme:04 Şubat 2011 12:30

Ters Cephe’de Müjdat Gezen depremi yaşandı. Gezen’in AKP’ye oy verenler için ‘aptal’ imasında bulunduğu iddiası canlı yayını karıştırdı. Ünlü sanatçı programa telefonla bağlandı, Rasim Ozan’la birbirine girdi, Ümit Zileli stüdyoyu terk etti!
 
 
Gezen’in Star TV ekranlarında AKP seçmenleri için Aziz Nesin’in ünlü sözüne atıfta bulunarak ‘aptal’ imasında bulunduğu iddia edilmişti. Konuyu gündeme getirerek eleştiri konusu yapan Rasim Ozan Kütahyalı, Ümit Zileli’nin itirazıyla karşılaştı.
 
Tartışmanın şiddetlenmesi üzerine yayına Müjdat Gezen’in bağlanmasıyla stüdyo allak bullak oldu. Gezen’le polemiğe giren Rasim Ozan Kütahyalı ünlü tiyatrocuyu adeta konuşturmadı. Taraf yazarı, Müjdat Gezen için ‘postal yalayıcısı’ derken, Gezen de Taraf yazarı ‘o adamı susturun yoksa taksiye biner oraya gelir ben sustururum’ dedi. 
 
ZİLELİ YİNE STÜDYOYU TERK ETTİ YİNE GERİ DÖNDÜ
Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli, Müjdat Gezen programa bağlandıktan sonra başlayan tartışmada geçtiğimiz haftalarda yaptığı gibi masayı yumruklayıp stüdyoyu terk etti. ‘Müjdat Gezen’den böyle bir ortamda bulunduğum için özür diliyorum’ diyen Zileli, Taraf yazarına saydırdıktan sonra yayından ayrıldı.
 

 Müjdat Ancak reklam dönüşü Cumhuriyet yazarı yine stüdyodaki yerinde duruyordu. Zileli’nin arada yapılan ısrar üzerine programa döndüğü ifade edildi. Yani Cumhuriyet yazarı geçtiğimiz haftalarda yaşanan olayın aynısını tekrar etmiş oldu.

 
İŞTE MÜJDE GEZEN’İN OLAY SÖZLERİ
 

By Unknown on 04 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , ,

Torba yasası vekillerin tansiyonunu çıkardı

Torba yasası vekillerin tansiyonunu çıkardı

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye devam edilen Torba Tasarısı milletvekillerinin tansiyonunu yükseltti.

Güncelleme:04 Şubat 2011 13:13

Gergin anların yaşandığı Genel Kurul’da, “otur lan yerine”, “darbe mi yaptıracaksın”, “terbiyesiz herif”, “şu terbiyesizi susturur musunuz”, “boşuna yalakalık yapıyorsun”, “yalaka sensin”, “hadi be!”, “yürü!” sesleri yükseldi.

-DARBE TARTIŞMASI-

Genel Kurul’da görüşülen Torba Tasarısı zaman zaman gergin anlara neden oldu. Genel Kurul’da çıkan “darbe” tartışması tutanaklara şöyle geçti:

AKP Hatay Milletvekili Abdülhadi Kâhya: Aynaya bak, aynaya…

CHP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli: Laf atarak susturabileceğinizi sanmayın.

AKP Bursa Milletvekili Mehmet Ocakden: Darbe mi yaptıracaksın?

AKP Kahramanmaraş Milletvekili Fatih Arıkan: Beş ay sonra…

Tayfun İçli: Göreceğiz. Bu baskıcı, bu totaliter anlayışla bir yere gidemeyeceğinizi sizler de göreceksiniz. Bunlar demokratik davranışlar değildir, bunlar ileri demokrasi örneği değildir.

Mehmet Ocakden: Siz darbeleri çok iyi bilirsiniz.

-”OTUR LAN YERİNE” VE “TERBİYESİZ HERİF” SESLERİ YÜKSELDİ-

Muhalefetin yoklama talepleri de Genel Kurul’da tartışmalara neden olurken tutanaklara şu sözler yansıdı:

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce: Yoklama talep ediyoruz.

AKP Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan: Ayıp ya!

Muharrem İnce: Ne demek ayıp? Otur lan yerine! Terbiyesiz herif! Ne demek lan ayıp! Şu terbiyesizi susturur musunuz! Böyle bir şey olabilir mi? Yaptığım şey İçtüzük’e uygun bir şey. ‘Ayıp ya!’ diyor. Dışarıda oturup çay mı içeceksin? Terbiyesiz herif! Ayıp mı benim yaptığım?

Mehmet Emin Tutan: İyi yapıyorsun! Sana yakışıyor!

Muharrem İnce: Kulaklığını çıkar önce! Dışarıda oturacaksın, öyle mi? Bu, benim İçtüzük’ten gelen hakkım, sana mı soracağım?

AKP Bursa Milletvekili Ali Koyuncu: Ya ne bağırıp duruyorsun!

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen: Gelin insanca koyalım ortaya, bir düzenli tarih koyalım, gündemi belirleyelim, çalışma saatlerini düzenleyelim?

AKP Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş: Palavra atma Mehmet.

Mehmet Ocakten: Ayda kaç defa Meclis’e geliyorsun?

Mehmet Sevigen: Ben gelirim, gelmem? Sen iktidarsın. Siz yapacaksınız bunu. Sizin göreviniz sevgili arkadaşlarım.

Mehmet Emin Tutan: Sen de aynı parayı alıyorsun.

-”HADİ BE YÜRÜ” SESLERİ GENEL KURUL’DA YÜKSELDİ-

Mehmet Ocakden: Boşuna yalakalık yapıyorsun, işe yaramayacak. Önce Meclis’e gel Meclis’e. Bir dahaki sefer gelemeyeceksin.

Mehmet Sevigen: Yalaka sensin. Utanmıyor musun! Milletvekilisin, utanmıyor musun!

Mehmet Emin Ekmen: Sayın Başkan, bu ne böyle ya! Sayın Başkan, çayhanede mi konuşuyor?

CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz: Sayın Başbakan çok konuşuyor da, her şeyi biliyor da bir tek haddini bilmiyor, haddini. Haddini de 12 Haziran’daki sandıkta vatandaş bildirecek.

AKP Ankara Milletvekili Burhan Kayatürk: Terbiyeli ol!

Yaşar Ağyüz: Ben saygıyı senden iyi bilirim.

Mehmet Emin Ekmen:Hadi be! Yürü!

AKP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Aydoğan: Yürü! Yürü!

-”SUS OTUR YERİNE, SAYGISIZ ADAM”-

CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, “Sizlerin yaptığı gibi seksen beş yıllık Cumhuriyet kazanımlarını peşkeş mi çekecekler yandaşlarına değerli arkadaşlar?” sözleri üzerine tutanaklara şu tartışma yansıdı:

AKP İstanbul Milletvekili Recep Koral: Ne kadar ayıp bir şey. Hiç yakışıyor mu?

Akif Ekici: Sus, otur yerine.

Recep Koral: Ne susacağım be!

Akif Ekici: Sus otur yerine, saygısız adam.

TRT’de skandal !

TRT’de Saylan skandalı

TRT’de ÇYDD ile ilgili olarak yapılan program “soğuk savaş” propagandasına dönüştü.

Güncelleme:04 Şubat 2011 12:54

 Programda, ölen eski dernek başkanı Prof. Türkan Saylan’ın “başı örtülü öğrencilere hipnozla başını açtırdığı, İslam düşmanı olduğu” belirtildi ve birçok suçlama yöneltildi

TRT’nin en çok izlenen kanallarından biri olan TRT Haber’de yayınlanan “Büyük Takip” isimli haber programında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile ilgili tek taraflı iddialara yer verildi. Derneğin bölücülük faaliyetlerinde bulunduğu öne sürülen programda, önceki yıl hayatını kaybeden dernek başkanı Türkan Saylan’ın “İstanbul Üniversitesi’ndeki başı örtülü öğrencilere hipnoz yaparak başını açtırdığı, Atatürkçülüğü bir maske olarak kullandığı, İslam düşmanı olduğu” iddia edildi.

Tek taraflı iddialar
‘Büyük Takip’in ÇYDD ve Çağdaş Eğitim Vakfı’nı konu alan belgeseli 14 Ocak saat 20.30’da yayınlandı. Yaklaşık 40 dakika süren program boyunca, ÇYDD ile ÇEV ile ilgili taraflı iddialara yer verildi. Programda şu yorumlarda bulunuldu:
-  “Bu iki kuruluş yıllarca toplumun önde gelen isimleri tarafından korunup kollandı. Her türlü övgü ve desteğe mazhar kılındı. Taki Ergenekon kapsamında yapılan baskınlara kadar. 18 Mart’ta duruşma yapılmasına karar verildi.
-  Eğitimin yanında her şey yapılıyordu. Bazı medya organlarının çizdiği resim, diğer tarafta savcıların çizdiği resim.
-  İddinamede, ÇYDD’nin burs verdikleri arasında PKK, DHKP-C gibi yasa dışı örgütlere mensup olanların bulunması, özellikle kız öğrenciler kullanılarak askeri okullara sızma faaliyet yürütülmesi, tüm bunlar için yurtdışından yüklü miktarda paralar aktarılması, telefon konuşmalarına şok ifadelerin yansıması gibi bilgiler yer aldı.
-  Ergenekon’da hücre tipi sivil toplum kuruluşları var. Savcılar, bu hücreler arasında ÇYDD’nin olduğunu iddia ediyor. Örgütsel içerikli görüşmeler yapıldığı aktarılıyor, çarpıcı fotoğraflar delil klasöründe yer alıyor. Saylan, Ergenekon sanıklarıyla yan yana…

‘Leyla adını aldı’
-  Türkiye ÇYDD hakkındaki farklı bilgilerden 4 yıl önce MİT tarafından 5 yıl önce Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilen bir yazıyla haberdar oldu. Üsküdar Gazetesi Sahibi Adnan Odabaşı’nın gündeme getirdiği misyonerlik iddiaları karşısında derneklerin açtığı davaların kararını bu belge belirledi. O belgede Saylan hakkında yapılan incelemede o güne kadar kimsenin bilmediği bir kimliği ortaya çıktı. Prof. Saylan hakkında yapılan açıklamada annesinin İngiltere doğumlu olduğu, Katolik Hristiyan olduğu, 1936’da Leyla adını aldığı, Dünya Kilisiler Birliği ile ortaklaşa çalıştığı anlatılıyordu.”

Dernekten suç duyurusu
ÇYDD Başkanı ve eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, programda yer alan iddialar karşısında yargı yoluna gitmeye karar verdiklerini açıkladı. Dernek, TRT aleyhine önümüzdeki haftabaşında suç duyurusunda bulunacak. Dernek yöneticileri, programda adı geçen Adem Zencir diye birinin asla dernekte çalışmadığını ve tüm iddiaların asılsız olduğunu, programın TRT’de yayınlanmasına akıl erdiremediklerini söyledi.

İNANILMAZ İDDİALAR

‘Hipnoz yapıyor’
Programdaki röportajlarda dile getirilen iddialar ise şöyle:
-  Adnan Odabaş (Üsküdar Gazetesi sahibi): “Bu insanlar Atatürk’ü kalkan yaparak bölücülük yaptılar.”
-  Yılmaz Dikbaş (Araştırmacı): “Fakir, işsiz çocuklara Türk tarihine, Türk geleneklerine, Türk karakterine ters bir eğitim verdiler. Türkan Saylan bir Atatürkçü değildir.” 
-  Adem Zencir (Güvenilir öğrenci olarak Saylan’ın en yakınına kadar yükselmiş bir isim olduğu, dernekte çalıştığı, ancak imam hatip kökenli olduğu anlaşılınca kovulduğu iddia edilen kişi): “Türk devletine, Türk askerine ne kadar düşman varsa, onlara üç katı para verirlerdi. Deniz Yıldızları diye bir programları vardı. Bu seminerlerin içeriği İslam düşmanı. Mağdur Kürt kızlarıyla, askeri okuldaki bozulmayan çocukları sosyal temasa geçirmek, batı felsefesiyle yetiştirmek amaçlı yapılan sosyal aktivitelerdi. Saf kızları, yoksul kızları konağa alır, hipnoz yapardı. Ve bunu Türkan Saylan yapardı ve ruh ikizi Kemal Alemdaroğlu yapardı.”
Programda CHP eski MYK Üyesi Savcı Sayan, milletvekili Meh-met Sevigen ve gazeteci Aziz Üstel’in de yorumlarına yer verildi.

Mısırda son Cuma ..

Mısırlılar 'gidiş günü' için toplanıyor

Cumhurbaşkanı Mübarek’i istifaya zorlamaya çalışan eylemciler, Tahrir Meydanı’nda bir kez daha gövde gösterisinde bulunmayı deneyecek.

Güncelleme:04 Şubat 2011 11:51

Mısır’da Hüsnü Mübarek’in 30 yıllık iktidarının son bulmasını isteyen eylemciler, bugün başkent Kahire’nin merkezinde bir kez daha dev bir miting düzenlemeye hazırlanıyor.

‘Gitme günü’ adı verilen eylemlerde Cumhurbaşkanı Mübarek üzerindeki baskının iyice artırılması hedefleniyor.

Savunma bakanlığı kaynakları eylem öncesinde Savunma Bakanı Mareşal Muhammed Hüseyin Tantavi ve bazı silahlı kuvvetler yetkililerinin meydana gittiğini bildiriyor.

Muhalif eylemciler halka cuma namazı sonrası meydanlarda toplanarak kendilerine katılma çağrısı yapıyor.

‘Rejimin namazı’nı kılmak istiyorlar

Cuma namazı öğlen 12.30 sularında kılınacak.

Eylemcilerin hedefi cumhurbaşkanlığı sarayına yürümek. Niyetlerini ise ‘rejimin tabutuna son çiviyi çakmak’ diye ifade ediyorlar.

Önde gelen muhalif siyasetçiler, Mübarek’e görevden ayrılması için bugüne dek süre tanıdıklarını söylemişlerdi.

Eylemler öncesi binlerce kişi geceyi başkentin merkezindeki Tahrir Meydanı’nda geçirdi.

Kent merkezinde Mübarek karşıtı ve yandaşı gruplar arasında yer yer çatışmalar meydana geldi.

Son günlerde eylemlerin sıklıkla şiddet ve çatışmaya dönüşmesi ardından bölgede çok sayıda asker konuşlandırıldığı haber veriliyor.

Askerlerin meydanda kordonlar oluşturduğu ancak protestocularla ilişkilerinin olumlu olduğu bildiriliyor.

Muhabirlerimiz ülkenin ikinci büyük kenti İskenderiye sokaklarında da daha önce olmadığı kadar çok asker ve tank bulunduğunu söylüyor.

Mübarek direniyor

Mübarek oğlu ile birlikte kameralar önüne çıktı

Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek. eylemlerin 10 gün kadar önce başlamasından bu yana giderek yoğunlaşan bir baskı altında.

Mübarek son olarak dün, ABC televizyonuna verdiği mülakatta görevden ayrılma sözünü yineledi, ancak görevi şu aşamada bırakması halinde ülkede kaos yaşanacağı uyarısında bulundu.

Mübarek böyle bir durumda, yasaklı Müslüman Kardeşler hareketinin iktidara geleceğini savundu.

Başkanlık Sarayı’nda yanında oğlu Gamal ile kameraları kabul eden Cumhurbaşkanı, kendisi yaklaşan seçimlerde göreve yeniden aday olmayacağı gibi, oğlunu da aday göstermeyeceğini teyit etti.

Buna karşılık ABD yönetiminin Mübarek’in ’sarsıntısız bir geçiş’ ile iktidardan ayrılması için formül peşinde olduğu bildiriliyor. Yönetim bu konuda çıkan haberleri yalanlamadı.

Şiddet kaygısı

Mısır sağlık bakanlığına göre, 25 Ocak’ta olayların çıkmasından bu yana sekiz kişi öldü ve 800 kişi yaralandı.

Birleşmiş Milletler ise 300 kişinin öldüğünü, yaralı sayısının ise dört bini bulduğunu tahmin ediyor.

Dün İskenderiye’de binlerce kişinin katıldığı muhalif eylem olaysız geçti

Ülkedeki kriz, bu hafta Mübarek yanlısı grupların da sokaklara çıkması ve karşıt görüşlü gruplar arasında çatışmalar çıkmasıyla büyüdü.

Taşlı sopalı saldırıların, meydan dayaklarının yanı sıra, silah da kullanıldığı haberleri alındı, araçların hızla muhalif eylemcilerin üzerine sürüldüğünü gösteren görüntüler ortaya çıktı.

Eylemler öncesi dün gece geç saatlerde bazı siyasi eylemcilerle, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü’nden yetkililerin de aralarında olduğu bir grup gözaltına alındı.

Amerikalı yetkililer bu kararın endişe verici olduğu eleştirisinde bulundu. Dışişleri sözcüsü Philip Crowley, bugünkü eylemi izlemeye hazırlanan gazetecilerin işlerini yapmasını önlemeyi hedefleyen planlıbir girişim olduğu kaygısını dile getirdi.

Crowley bunun ‘cuma gününün provası’ olabileceğini ifade etti.

Dün gazetecileri tartaklananlar arasında pek çok yabancı basın kuruluşu vardı. Washington Post gazetesinin Kahire bürosu başkanı ve bir fotoğrafçısı gözaltına alınırken, El Cezire, El Arabiya, ABC News, CNN, France 2, France 24, Radio-Canada ve Le Soir gazetecileri de saldırılara hedef oldu.

Mübarek aleyhtarı eylemler Mısır ile sınırlı değil.

Endonezya ve Tayland’da da göstericiler bugün Mübarek’in iktidardan ayrılması çağrısı ile eylemler düzenliyor.

Baba 4 yaşındaki çocuğunu kesmek istedi

Baba 4 yaşındaki çocuğunu kesmek istedi

Hatay’ın Erzin ilçesinde evi yanan bir kişi, 4 yaşındaki çocuğunun boğazına bıçak dayayıp eylem yaptı.

Güncelleme:03 Şubat 2011 14:19

HATAY (İHA) – Alınan bilgiye göre, Yeni Mahallede ikamet eden ve 20 yıldan beri ayakkabı boyacılığı ile geçimini sağlayan Hüseyin Taş (28) evinin bilinmeyen bir nedenden dolayı yandığını ve gelen yetkililerin yardımını görmediğini ileri sürüp Cumhuriyet Meydanı’nda 4 yaşındaki çocuğunun boğazına bıçak dayayıp eylem yaptı.

Defalarca Kaymakamı İskender Yönden’le görüşmek istediğini belirten Hüseyin Taş, bir türlü emniyet güçlerini yanına yaklaştırmadı. Öfkeli babayı, Emniyet Müdürü A.Fuat Bozkurt’ta ikna edemeyince, Kaymakam İskender Yönden’e haber verildi. Olay yerine gelen Erzin Kaymakamı İskender Yönden, çocuğunu kesmek isteyen Hüseyin Taş’ı çılgın eyleminden vazgeçirdi.

Çocuğunu kesmek isteyen Hüseyin Taş’ı bir çay ocağına oturtup sakinleştiren Kaymakam Yönden, kendisine yardımcı olacaklarını söyledi.

By Unknown on 03 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , ,

sohbet