
Güncelleme:04 Şubat 2011 11:51
‘Gitme günü’ adı verilen eylemlerde Cumhurbaşkanı Mübarek üzerindeki baskının iyice artırılması hedefleniyor.
Savunma bakanlığı kaynakları eylem öncesinde Savunma Bakanı Mareşal Muhammed Hüseyin Tantavi ve bazı silahlı kuvvetler yetkililerinin meydana gittiğini bildiriyor.
Muhalif eylemciler halka cuma namazı sonrası meydanlarda toplanarak kendilerine katılma çağrısı yapıyor.
‘Rejimin namazı’nı kılmak istiyorlar
Cuma namazı öğlen 12.30 sularında kılınacak.
Eylemcilerin hedefi cumhurbaşkanlığı sarayına yürümek. Niyetlerini ise ‘rejimin tabutuna son çiviyi çakmak’ diye ifade ediyorlar.
Önde gelen muhalif siyasetçiler, Mübarek’e görevden ayrılması için bugüne dek süre tanıdıklarını söylemişlerdi.
Eylemler öncesi binlerce kişi geceyi başkentin merkezindeki Tahrir Meydanı’nda geçirdi.
Kent merkezinde Mübarek karşıtı ve yandaşı gruplar arasında yer yer çatışmalar meydana geldi.
Son günlerde eylemlerin sıklıkla şiddet ve çatışmaya dönüşmesi ardından bölgede çok sayıda asker konuşlandırıldığı haber veriliyor.
Askerlerin meydanda kordonlar oluşturduğu ancak protestocularla ilişkilerinin olumlu olduğu bildiriliyor.
Muhabirlerimiz ülkenin ikinci büyük kenti İskenderiye sokaklarında da daha önce olmadığı kadar çok asker ve tank bulunduğunu söylüyor.
Mübarek direniyor
Mübarek oğlu ile birlikte kameralar önüne çıktı
Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek. eylemlerin 10 gün kadar önce başlamasından bu yana giderek yoğunlaşan bir baskı altında.
Mübarek son olarak dün, ABC televizyonuna verdiği mülakatta görevden ayrılma sözünü yineledi, ancak görevi şu aşamada bırakması halinde ülkede kaos yaşanacağı uyarısında bulundu.
Mübarek böyle bir durumda, yasaklı Müslüman Kardeşler hareketinin iktidara geleceğini savundu.
Başkanlık Sarayı’nda yanında oğlu Gamal ile kameraları kabul eden Cumhurbaşkanı, kendisi yaklaşan seçimlerde göreve yeniden aday olmayacağı gibi, oğlunu da aday göstermeyeceğini teyit etti.
Buna karşılık ABD yönetiminin Mübarek’in ’sarsıntısız bir geçiş’ ile iktidardan ayrılması için formül peşinde olduğu bildiriliyor. Yönetim bu konuda çıkan haberleri yalanlamadı.
Şiddet kaygısı
Mısır sağlık bakanlığına göre, 25 Ocak’ta olayların çıkmasından bu yana sekiz kişi öldü ve 800 kişi yaralandı.
Birleşmiş Milletler ise 300 kişinin öldüğünü, yaralı sayısının ise dört bini bulduğunu tahmin ediyor.
Dün İskenderiye’de binlerce kişinin katıldığı muhalif eylem olaysız geçti
Ülkedeki kriz, bu hafta Mübarek yanlısı grupların da sokaklara çıkması ve karşıt görüşlü gruplar arasında çatışmalar çıkmasıyla büyüdü.
Taşlı sopalı saldırıların, meydan dayaklarının yanı sıra, silah da kullanıldığı haberleri alındı, araçların hızla muhalif eylemcilerin üzerine sürüldüğünü gösteren görüntüler ortaya çıktı.
Eylemler öncesi dün gece geç saatlerde bazı siyasi eylemcilerle, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü’nden yetkililerin de aralarında olduğu bir grup gözaltına alındı.
Amerikalı yetkililer bu kararın endişe verici olduğu eleştirisinde bulundu. Dışişleri sözcüsü Philip Crowley, bugünkü eylemi izlemeye hazırlanan gazetecilerin işlerini yapmasını önlemeyi hedefleyen planlıbir girişim olduğu kaygısını dile getirdi.
Crowley bunun ‘cuma gününün provası’ olabileceğini ifade etti.
Dün gazetecileri tartaklananlar arasında pek çok yabancı basın kuruluşu vardı. Washington Post gazetesinin Kahire bürosu başkanı ve bir fotoğrafçısı gözaltına alınırken, El Cezire, El Arabiya, ABC News, CNN, France 2, France 24, Radio-Canada ve Le Soir gazetecileri de saldırılara hedef oldu.
Mübarek aleyhtarı eylemler Mısır ile sınırlı değil.
Endonezya ve Tayland’da da göstericiler bugün Mübarek’in iktidardan ayrılması çağrısı ile eylemler düzenliyor.

Güncelleme:02 Şubat 2011 23:09
ÇATILARDAN SALDIRIYORLAR
Mısır’dan gelen görüntülerde, Mübarek taraftarlarının binaların çatılarına çıkarak, burada ellerine geçirdikleri herşeyi aşağıdaki protestocuların üzerlerine attıkları görülüyor.
Çatıdan protestocuların üzerine atılanlar arasında en az iki üç de molotof kokteyli bulunduğu bildirildi.
Twitter üzerinden paylaştıkları mesajlarla yaşadıklarını aktarmaya çalışan protestocular, ordunun Mübarek taraftarlarına çevre apartmanlara girmelerine izin verdiğini iddia ettiler.
“KADIN VE ÇOCUKLAR İÇİN ÇARPIŞIYORLAR”
El Cezire’ye telefonla bağlanan bir kadın gösterici “Onlarca yaralı kişi bize doğru geliyor” dedi ve ekledi: “Tek bir ambulans bile yok. Birçok insan yaralandı ama ambulans yok, tıbbi yardım yok. Kimse bize yardım etmiyor”
Tahrir Meydanı’nda yaşananları anlatan gösterici, erkek protestocuların meydana girişleri tuttuğunu ve Mübarek taraftarlarının meydanın merkezindeki kadın ve çocuklara ulaşmaması için mücadele ettiklerini söyledi. 
LİNÇ ETTİLER
Sabah saatlerinden itibaren başta Kahire’nin Tahrir Meydanı olmak üzere önemli noktalarda bir araya gelen hükümet karşıtları gösterilerini sürdürdü.
Daha önceki gösterilerden farklı olmak üzere bugün Mübarek yanlılarının da meydanlara inmesiyle taraflar arasında taşlı sopalı çatışmalar yaşandı. Olaylar sırasında bir gösterici yere düşünce yüzlerce kişi üzerine çullanarak linç girişiminde bulundu.
Hangi taraftan olduğu açıklanmayan linç kurbanı göstericinin akıbetinin ne olduğu da bilinmiyor.
Olay yerinden canlı yayın yapan El Cezire televizyonu, Mübarek yandaşlarının muhalifler tarafından linç edildiği görüntülere yer verdi.
PARALI GÖSTERİCİLER İDDİASI
Bu arada, Mısır’daki yabancı muhabirlerin bildirdiğine göre, Tahrir Meydanı’na gelerek protestoculara saldıran Hüsnü Mübarek yanlılarına 50 Mısır poundu (yaklaşık 14 lira) para ödendiği iddiası ortalığı karıştırdı.
ÇOK KANLI SONUÇLAR DOĞURABİLİR
Protestoculara atlar ve develer üzerinde saldıran Mübarek taraftarlarının, ordunun çatışan iki tarafı ayırmak için kullandığı araçları da kullanarak Tahrir Meydanı’nın çıkışlarını kapattığı bildirildi.
El Cezire televizyonunda konuşan bayan bir gösterici, başlarına gelebilecek şeylerden çok korktuğunu, artık alandan ayrılmak isteseler bile ayrılamayacaklarını söyledi.
Olayları izleyen gazeteciler de, durumun iyice gerildiğini, birbirlerine taş ve sopalarla saldıran gruplardan birinin silah ateşlediğini duyurdular.
GAZETECİLER CİDDİ TEHLİKE ALTINDA
Gulf News’un muhabiri Abbas Al Lawati, Twitter üzerinden yazdığı mesajında “Yabancı bir gazeteciyi silahlı bir grubun kovaladığını gördüm. Gazeteci yalnızdı. Onu yakaladılar. Tanrı yardımcısı olsun”
Daily Telegraph gazetesi de, CNN muhabiri Anderson Cooper’ın Hüsnü Mübarek taraftarlarının arasında kaldığını ve ciddi şekilde dövüldüğünü, Al Arabiya’nın muhabirinin de bıçaklandığını duyurdu.
El Cezire’nin Mübarek yanlılarının hedefi haline geldiği Mısır’da, El Cezire muhabiri Greg Carlstrom Twitter sayfasına şu mesajı gönderdi:
“Kanalımızdan olmayan iki kameramanın ‘El Cezire! El Cezire!’ diye haykıran kalabalık tarafından kovalandığını gördüm”
ÜZERLERİNDEN POLİS KİMLİKLERİ ÇIKTI
El Cezire televizyonunun yayını sırasında, bazı protestocular, kendilerine saldıran Mübarek yanlılarının üzerlerinden aldıkları polis kimliklerini kameralara gösterdiler ve tüm bu kaosun arkasında hükümetin olduğunu söylediler. Mübarek yanlıları olduğu iddia edilen grubun içinde hiç kadın ve çocuk bulunmadığına ve hepsinin 20-40 yaşları arasında erkekler olduğuna dikkat çeken protestocular, bu kişilere hükümetin para ödediği iddiasını ortaya attılar.
“BİNEKLERİNDEN İNDİRİLDİLER”
AFP haber ajansı, meydana at ve develer üzerinde giren Mübarek taraftarlarının çevrelerinin sarıldığını ve bineklerinden indirildiğini bildirdi.
MUHALEFET ORDUYA KARŞI GELDİ
Daha önce yaptığı açıklamalarda, protestoculara karşı şiddet uygulamayacağını ve halkın “yasal taleplerini” anlayışla karşıladığını bildiren ordudan bugün yeni bir açıklama daha geldi.
Devlet televizyonuna konuşan ordu sözcüsü, protestoculara sokakları terk etmesi çağrısında bulunurken, “Mesajınız ulaştı. Talepleriniz anlaşıldı. Şimdi Mısır’a normal hayatı geri getirecek olan sizlersiniz” dedi.
Ancak muhalif grupların oluşturduğu koalisyon, Mübarek istifa edene kadar protesto gösterilerine devam edeceklerini açıkladı.
Reuters’ın haberine göre, koalisyondan yapılan ortak açıklamayı okuyan Mustafa Naggar, “Muhalefet güçleri, sadece Mübarek’in istifa etmesi halinde, Devlet Başkan Yardımcısı Ömer Süleyman’la görüşecektir” dedi.
Aralarında Müslüman Kardeşler ve Muhammed El Baradey önderliğindeki Değişim İçin Ulusal Birlik’in de bulunduğu koalisyondan yapılan açıklamada, “İnsanlara Tahrir Meydanı’ndaki protestolara devam etmeleri için çağrıda bulunuyoruz ve herkesi Veda Cuması’na katılmaya davet ediyoruz” denildi.
“SİVİL GİYİMLİ GİZLİ POLİS”
Bir görgü tanığı AFP’ye yaptığı açıklamada “Mübarek yanlısı Ulusal Demokrat Parti üyeleri ve sivil giyimli gizli polisler, ayaklanmaları sona erdirmek için meydanı istila etti” dedi
Üç muhalif grubun yaptığı ortak açıklamada da “Sivil giyimli güvenlik güçleri ve bir grup eşkıya Tahrir Meydanı’na hücum etti” denildi.
Mısır’ın İskenderiye kentinde de dün gece Mübarek taraftarlarıyla muhalifler arasında çatışma çıkmış, birbirlerine taş ve sopalarla saldıran tarafların arasına ordu birlikleri girmesine rağmen olayda çok sayıda kişinin yaralandığı bildirilmişti.
-”HÜKÜMET KORKUTMA TAKTİKLERİ UYGULUYOR”
Mısırlı muhalif Muhammed El Baradey, Kahire’de hükümet yanlıları ile karşıtları arasında çatışmalar sürerken, hükümeti ”korkutma taktikleri uygulamakla” suçladı.
El Baradey, BBC radyosuna verdiği demeçte, Kahire’de Mübarek yanlıları ile hükümet karşıtları arasında meydana gelen çatışmalardan son derece endişeli olduğunu ifade etti. El Baradey, ”Bu suçlu bir rejimin suç işlediğinin başka bir belirtisi ya da işaretidir. Korkum bunun bir katliama dönüşmesidir” dedi.
İstifası istenen Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in gitmesi gerektiğini söyleyen El Baradey, Mübarek yanlılarını da ”bir avuç eşkiya” olarak nitelendirdi.
ABD’DEN TAM SAHA PRES
Amerikan Dışişleri Bakanlığı, dün Mısır’da yakından tanınan ve saygı gösterilen eski Kahire Büyükelçisi Frank Wisner’i bu ülkeye yollamış, Wisner özel olarak görüştüğü Mübarek’e “Başkan olarak sonunuz geldi. Düzenli bir geçişe hazır olun” mesajını iletmişti.
ABD Başkanı Barack Obama da ulusa seslenen Mübarek’le yaklaşık 30 dakika telefonda görüştü. Daha sonra basına konuşan Obama, Mübarek’in “mevcut durumun sürdürülemez olduğunu kabul ettiğini,” şu anda cevapsız kalan birçok soruya Mısır halkının en kısa zamanda yanıt bulacağına inandığını ve “hemen şimdi başlaması gereken değişimin ülkeyi barışçıl bir geçişe ve adil seçimlere” götürmesi gerektiğini söyledi.

Güncelleme:01 Şubat 2011 12:24
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:
İçerde ve dışarıda özellikle bölgemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Bunlara geçmeden önce son haftalarda ülkemizde yaşadığımız, yaşattığımız büyük açılış coşkularını kısa özetleyeyim istiyorum.
8 Ocak’ta Kars’ta toplu açılışları gerçekleştirdik. Okullardan, bölünmüş yollara kadar 43 farklı yatırımı o illerimizde son derece coşkulu bir katılım eşliğinde Karslı kardeşlerimize kazandırdık. Aynı gün Kars Sarıkamış ilçesinde, 1914 harekatında hayatını kaybeden şehitlerimizi de bir kez daha yad ettik.
Oradan Kuveyt ve Katar’a hareket ettik. Her iki ülkede iş konseyleriyle bir araya geldik. Ayrıca Kuveyt’te şahsıma mümtaz şahsiyet ödülünü de ülkem ve milletim adına büyük bir gururla teslim aldım.
15 Ocak’ta Muğla’daydık. Fethiye’de Muğla ve ilçeleri için yaptığımız 33 tesisin toplu açılışın gerçekleştirdik. Ardından İstanbul’da büyük bir açılış coşkusu yaşadık. 28 kavşak, 3 spor salonu, 2 metro istasyonu ve 3 adet stat bağlantı tünelini, 36 farklı yatırımı bir tek toplu açılış töreniyle, Sinan Erdem spor salonunda İstanbul’a kazandırdık. Sadece bu açılış töreniyle, İstanbul’a kazandırdığımız yatırımların toplam bedeli 775 milyon lira.
Ardahan’da 27 tesis, Batman’da 69 eser açtık. 12 Eylül’de ‘evet’ oyunun rekor düzeyde çıktığı, Ağrı’da aynı şekilde 41 yatırımın toplu açılışını gerçekleştirdik.
Bu arada Ukrayna’ya resmi ziyaretimiz oldu. Orada vize muafiyeti konusunda müzakerelerin başlatılması kararını aldık.
ERZURUM ÜNİVERSİTE OYUNLARI
Tabi Erzurum’da çok daha farklı bir heyecanı yaşadık. Önce 7 Ocak’ta Erzurum’a giderek, kış oyunları için Erzurum’a kazandırdığımız yaklaşık 650 trilyonluk bir yatırımla inşa ettiğimiz eserlerin açılışını yaparak Erzurumlulara kazandırdık.
Muhteşem bir manzaraydı. Lapa lapa yağan karın altında, statta tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Hele hele 80 yaşındaki cirit ustası dedemizle, 10 yaşındaki torununun, belki de torununun at üzerinde stadı selamlarken oluşturduğu tablo, dadaşların coşkusu, 80 ülkenin televizyonlarından canlı olarak yayınlandı. O manzara karşısında gözyaşlarına hakim olabilmek mümkün değildi.
8 yıl boyunca Erzurum’a her alanda yaptığımız yatırımları, Universiade’la farklı bir boyuta getirdik. Çok şükür artık Erzurum yeniden uluslar arası bir marka kent olma yolunda önemli bir sınavı başarıyla geçti.
Bugünde grup toplantımızın ardından Bişkek’e hareket ediyoruz. İki ülkenin ticaretini artırmak için toplantımızı yapacağız. Alın teri döken her bir kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Eğitime ilişkin birkaç şey söylemek istiyorum. Dün TRT Okul’un açılışını gerçekleştirdik. TRT Okul 24 saat eğitim yayını yaparak eğitime önemli bir katkı sağlayacak.
Kredi ve Yurtlar Kurumu’muz yurtdışındaki öğrencilerimize kredi ve burs vermeye başlıyor. Öğrenci yurdu için de hazırlıklarımız başladı. Milli Eğitim Bakanlığımız başarılı fakat ihtiyaç sahibi öğrenciler burs desteği sağlıyordu. Şu anda 212 bin öğrencimiz bu burstan yararlanıyor.
Bölgemizde, yakın coğrafyamızda önemli olaylar, açıkçası tarihe yön verecek önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu olaylara yaklaşımımız, günlerdir siyasi çevrelerde sorgulanıyor. Alıştık bunlara.
“SESSİZ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Şunu öncelikle söylemek istiyorum. Ak Parti her zaman hak ve özgürlükten yana olmuştur. Bizim bırakın bölgeyi, dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir zulme sessiz kalmamız mümkün değildir. Bunları ama yazılı, ama sesli muhakkak dile getirmişizdir.
Ak Parti kurulduğu günden itibaren halkın tercihlerinin her şeyin üzerinde olduğuna inanmış ve bunu savunmuştur. Ak Parti yola çıkarken, yeter söz de karar da milletin diyerek, sadece millete inanarak iktidara iş başın gelmiş, emanet yüklenmiş bir partidir. Her zaman söylüyorum. Ak Parti’nin rotasını millet çizmiştir, bundan sonra da millet çizecektir. Ak Parti’nin kumaşını millet dokumuştur, bundan sonra da millet dokuyacaktır.
Milletin demokrasi yönünde ortaya koyduğu büyük bir haykırıştır. Ak Parti’nin varlık sebebi demokrasiye güç vermektir. Hukukun üstünlüğünü hakim kılmaktır. Hak ve özgürlükleri hayata geçirmektir. Ak Parti dünyanın her yerinde, hiç korkmadan, asla ve asla tereddüt etmeden mazlumun, mağdurun yanında olmuş, her zaman baskı ve zulmün karşısında cephe almıştır.
HİÇBİR YERDEN İCAZET ALMADIK
Biz bugüne kadar hep dik durduk ama dikleşmedik. Bundan sonrada devam edeceğiz. Bizim bu dik duruşumuzu, birkaç tane entelektüel, birkaç tane köşe yazarı şekillendiremez. Biz hiçbir yerden icazet alarak bu yolda yürümüyoruz.
“TÜRKİYE TABULARI YIKIYOR”
Türkiye tarihin akışını değiştirecek roller oynuyor. Şahsiyetli bir dış politika izliyoruz. Zalimle zalim diyen, katile katil diyen Türkiye tabuları yıkmaktadır. İnsanları ablukaya mahkum edenlere dur bakalım diyen Türkiye hakkı ve hakikati haykırmaktadır.
Biz kendimiz için istediğimizi diğer kardeşlerimiz için de isteyen bir anlayışın temsilcisiyiz. Biz kardeş halkların komşu ülkelerin istikrarsızlık yaşamaması için bugüne kadar elimizden gelen çabayı sarf ettik. Bundan sonra da sarf edeceğiz.
İçindeki sorunları çözemeyen, kendi arasında uzlaşı sağlayamayan ülkeler aydınlık bir geleceğe de ulaşamazlar. Menfaatlerini de koruyamazlar.
Bunun için Filistin’de ulusal uzlaşı çağrısı yaptık. Irak’ta demokratik mutabakatın sağlanması için gayret gösterdik. Biz her zaman bölgemizdeki ülkelerin ulusal uzlaşılarını, birliklerini, demokratik gelişimlerini destekledik. İşte bu grup Türkiye içinde olduğu kadar, başta bölgemiz olmak üzere, tüm dünyada mazlumların sesi olarak tarihe ismini yazdırmış bir gruptur.
HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE HİÇBİR YÖNETİM KAYITSIZ KALAMAZ
Tarihte baskıyla sindirmeyle korkutmayla ayakta kalmayı başaran hiçbir yönetim yoktur. Er yada geç insanlık onuru ve haysiyeti bütün zincirleri kırmış, duvarları yıkmış, mazlumun ahı aheste de olsa çıkmıştır. Bu yüzden hak ve özgürlüklere hiçbir yönetim kayıtsız kalamaz.
Cumhuriyetimiz her geçen gün daha ileri demokrasiye doğru yol almaktadır. Demokrasi halkın sesine gönlüne iradesine taleplerine sahip çıkmayı, bunları yönetime yansıtmayı gerektirir.
Halka gözünü gönlünü kulağını kapatan yönetimler uzun ömürlü olamazlar. Halkın hiçbir çağrısı karşılıksız kalmaz. Halka rağmen hiçbir iktidar ayakta duramaz. Devlet halk içindir, halkın varlığıyla iradesiyle anlam kazanır.
Biz kendimiz için ne istiyorsak, dostlarımız kardeşlerimiz için aynısını istiyoruz. Biz kendimiz için nasıl huzur güvenlik istikrar kalkınma birlik istiyorsak, kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz.
ERDOĞAN’DAN MÜBAREK’E: “HEPİMİZ FANİYİZ”
Buradan Mısır Devlet Başkanı sayın Hüsnü Mübarek’e içten bir uyarıda bulunmak istiyoruz. Bizler insanız. Bizler faniyiz. Kalıcı değiliz. Her birimiz ölecek ve geride bıraktıklarımızdan dolayı sorgulanacağız.
Hepimiz gelip geçiciyiz. Baki olan gök kubbe altında hoş bir sada bırakmaktır. Saygıyla anılmaktır, rahmetle yad edilmektir. Bizler halk için varız. Onun için diyorum ki yarın öldüğümüzde, hoca efendi gelip şunu söylemeyecek. Cumhurbaşkanı niyetine demeyecek, Başbakan niyetine demeyecek, bakan niyetine demeyecek.
Trilyarderlere sesleniyorum. Trilyarderler niyetine demeyecek. Er kişi niyetine diyec ek, hatun kişi niyetine diyecek.
Seninle beraber gelecek sadece kefen olacak. Öyleyse o kefenin kadri kıymetini bilelim. Hem vicdanımızın, hem de halkımızın sesine, onların ya hayır duasına ya da bedduasına hazır olalım. Onun için halkın haykırışına kulak verin, kulak verelim.
Halktan gelen değişim arzusunu karşılayın. Açık söylüyorum. İstismarcıların, Mısır üzerine karanlık senaryoları olanların inisiyatif almalarına izin vermeden, önce siz adım atın. Halkı tatmin edecek adımlar atın.