Politika

Genel kurulda Gerginlik !

Genel Kurul’da “sayın Öcalan” tartışması

TBMM Genel Kurulu’nda BDP’li Hasip Kaplan’ın kürsüden “Sayın Abdullah Öcalan” demesi tartışmalara yol açtı.

Güncelleme:10 Şubat 2011 18:30

ANKARA (ANKA) – Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, Kaplan’ın konuşması sırasında mikrofonun sesini kapattı. Yakut Kaplan’ı da “40 bin kişinin ölümüne sebep olan bir kişiye sayın diyemezsiniz sözlerinizi düzeltin” diye uyardı. Oturuma ara verildi.

Kaplan ise dün genel kurul da yaşanan Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’nın Kenan Evren için ‘sayın müvekkilim’ ifadesini kullandığını belirterek “Benim de müvekkilim Sayın Öcalan. Hanginiz müvekkiline sayın demiyor” diye konuştu.

Meclis Genel Kurulu’nda Bazı Kamu Alacaklarını Yapılandıran ve Çeşitli Kanunlarda değişiklik öngören torba tasarı üzerindeki görüşmeler 7’nci bölüm üzerinden devam ediyor. Öğrenci affını da öngören 7’nci bölüme ilişkin maddeler ise Genel Kurul’da sık sık tartışmalara neden oldu.

-“BAŞBAKAN DA TERÖRİST O ZAMAN”-

Genel Kurul’da konuşan BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, öğrenci affıyla ilgili maddede affa ilişkin getirilen ‘terör suçundan hüküm giyenler’ hariç ifadesine tepki gösterdi. Kaplan Başbakan Erdoğan’ın da Diyarbakır DGM’de yargılandığını belirterek “Başbakan da teröristtir bu maddeye göre üniversitede okuyamaz. Diyarbakır DGM’de yargılanmıştır, dağdan inenlere üniversite kapısını kapatıyorsunuz” dedi. Kaplan’ın sözlerine AKP milletvekilleri tepki gösterirken Kaplan AKP’lilere ‘DGM kararını getiririm. Allah Allah doğruyu doğrulayın ne yaptığınızı bilmiyorsunuz” diye bağırdı. Kaplan’ı birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Sadık Yakut da “el kol hareketlerini bırakın indirin elinizi. Haddinizi bilin” diye uyardı. Milletvekillerinin sorularına hükümet adına yanıt veren Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ise Kaplan’ın sözlerine “Sayın Kaplan’ın başbakanımıza öyle bir yakıştırmada bulunacağını sanmıyorum. Kanunla ilgili yorum yaptı. Terörün, teröristin evrensel hukuk çerçevesinde tanımı belli. Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı hakkında böyle bir yorum yapmaz diye düşünüyorum. Düzeltilmesinde fayda var” karşılığını verdi.

-“SAYIN ÖCALAN DA BENİM MÜVEKKİLİM”-

Genel Kurul’da yine BDP’li Hasip Kaplan’ın kürsüden yaptığı konuşmada Abdullah Öcalan için “Sayın Öcalan” ifadesi de tartışmaya neden oldu. Kaplan’ın ifadesi nedeniyle Meclis Başkanvekili Sadık Yakut mikrofonun sesini kesti. BDP’li milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine ise Yakut, “İçtüzük gereği kesme hakkım var”dedi. Yakut Kaplan’ı “40 bin kişinin ölümüne sebep olan bir kişiye sayın diyemezsiniz. Sözlerinizi düzeltin” diyerek uyardı. Kaplan ise “Sayın Öcalan” ifadesini “Sayın Kenan Evren deniliyor. Sevgili müvekkilim denilebiliyor. Benim de müvekkilim Sayın Öcalan. Hanginiz müvekkiline sayın demez. Bu ülkede katliam yapanlar sokaklarda kahraman gibi dolaşıyor” şeklinde savundu.

-“100 BİN ÖĞRENCİNİN ÖNÜNÜ TIKIYOR”-

Torba tasarıda yer alan öğrenci affıyla ilgili düzenlemedeki ‘terör örgütü suçundan hüküm giyenler hariç’ ifadesinin 100 bin öğrencinin önünü tıkadığını savunan Kaplan, “100 bin gencin içinde devrimcisi var, ülkücüsü var, İslamcısı var, sağcısı solcusu var. Yapmayın, biraz sağduyu biraz izan” dedi.

By Unknown on 10 Şubat 2011 | Politika | A Yorum?
Etiketler:, , , , , ,

Mısırda Beklenen sona az kaldı gibi..

'Mübarek istifa edebilir'

Mısır’da iktidardaki Ulusal Demokratik Parti’nin Genel Sekreteri Hasan Bedravi, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in istifa edip yetkilerini yardımcısı Ömer Süleyman’a devredebileceğini açıkladı.

Güncelleme:10 Şubat 2011 17:59

Mısır’da iktidardaki Ulusal Demokratik Parti’nin Genel Sekreteri Hasan Bedravi, Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in istifa edip yetkilerini yardımcısı Ömer Süleyman’a devredebileceğini açıkladı.

İSTİFAYA GÖTÜREN KARELER – FOTO GALERİ

MÜBAREK’İN 30 YILLIK İKTİDARI- FOTO GALERİ

Hüsnü Mübarek hakkında bilmedikleriniz

Bedravi BBC’ye yaptığı açıklamada, Mübarek’in yakında açıklama yapmasını beklediklerini söyledi.

Bu arada, Mübarek’in istifası talebiyle 17 gündür Kahire’deki Tahrir meydanında gösteri yapan eylemcilere doktorlar da katıldı.

Doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarının başlattığı grev nedeniyle Kahire’deki bir hastane kapandı. Otobüs şoförleri, avukatlar ve tekstil işçilerinin de greve başladıkları haber veriliyor. Bu arada, Mısır, olağanüstü hal uygulamasının kaldırılmasını isteyen ABD’ye sert tepki gösterdi.

MİKROSİTE: ORTA DOĞU’DA DEĞİŞİM SANCILARI

Tahrir meydanındaki protestolara, kötü hava koşullarına rağmen yüzlerce doktor ve sağlık çalışanı katıldı. Kahire’deki Kasr el-Ayni Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görevli Soha Muhammed adlı bir doktor, AFP ajansına “Bu maaşlarımızla ilgili bir protesto değil. Yönetimdekilere hesap sorma ve özgürlüklerimizi elde etme mücadelesi” dedi.

‘Mübarek yargılanmalı’

Muhammed Zarie adlı bir avukat da Associated Press ajansına “Mübarek ve rejiminin yargılanmasını istiyoruz. Burada yolsuzluğu protesto ediyoruz” diye konuştu. Kahire’deki BBC muhabiri Jon Leyne, bugünkü gösteriye çok sayıda kişinin katıldığını ama eylemcilerin asıl yarınki gösterilerde büyük kalabalık toplamayı umduklarını söylüyor.

Washington-Kahire hattında gerilim

Beyaz Saray Sözcüsü Robert Gibbs, Mübarek rejiminin halkın görmek istediği ‘gerekli adımları’ hala atmadığını söylerken, Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt Washington’dan gelen eleştirileri reddetti. Mısır Dışişleri Bakanı, ABD’nin, “büyük bir devlete, istediklerini dayatamayacağını” söyledi. Beyaz Saray Sözcüsü Gibbs, “Mısır hükümeti Mısır halkının görmek istediği adımları atmadı. Bu yüzden daha çok insan eylemlere katılıyor. Mısır yönetimi cini tekrar şişesine sokabileceğini düşünüyorsa, bunun zamanı çoktan geçti.” dedi. Gibbs ayrıca, ülkesinin Mısır’a yardım programını gözden geçirdiğini ve programın nasıl şekilleneceğini, Mısır hükümetinin yapacağı reformların belirleyeceğini vurguladı. Gibbs’in açıklamaları, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Mısır hükümetine, çok uzun yıllardır yürürlükte olan olağanüstü hal yasalarının kaldırılması ve gazetecilerle eylemcilerin gözaltına alınmasının durdurulması çağrısını izliyordu.

‘ABD iradesini dayatmamalı’

Mısır Dışişleri Bakanı Ahmed Ebul Geyt ise, Amerikan PBS televizyonuna verdiği demeçte “İlk dört, beş gün, karışık mesajlar geliyordu ve sık sık öfkeleniyordum. Ama görüşmelerimiz sonucu ABD yönetimi, durumun zorluğunu ve aceleyle ucu açık bir kaosa koşuşturmanın beraberinde getireceği tehlikeleri anlar hale geldi’ dedi. Ebul Geyt, Mısır’ın bir çalkantı yaşadığını söyledi ve Joe Biden’ın 40 yıldır yürürlükte olan olağanüstü hal yasasının kaldırılması yolundaki talebini hayretle karşıladığını söyledi. Son sokak protestoları sırasında cezaevlerinden 17 bin mahkumun kaçtığını belirten Mısır Dışişleri Bakanı, “Başım zorda olduğu bir sırada olağanüstü hal yasasını kaldırmamı nasıl istersiniz? Bana zaman verin. Kontrol kurmama, ülkeyi, devleti istikrara kavuşturmama izin verin, ondan sonra duruma bakarız.” dedi.

Flaş…Batum için soruşturma izni

Flaş...Batum için soruşturma izni

Zonguldak başsavcılığı TCK 301 uyarınca bakanlıktan soruşturma izni talep etti.

Güncelleme:09 Şubat 2011 13:09

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi uyarınca soruşturma başlatılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin talebinde bulundu.

5 Şubat’ta Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) Zonguldak Şubesi’ni ziyaret eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Batum’un asker için ”kağıttan kaplanmış” sözleri üzerine inceleme başlatan Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu ifadelerin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesi kapsamına girdiğine karar verdi.

Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı, Süheyl Batum hakkında soruşturma başlatılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin istedi.

TCK’nın 301. maddesinde, ”Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini veya Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Türkiye Cumhuriyeti hükumetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişinin, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması. Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişilere de aynı cezanın uygulanması” hükmü yer alıyor.

TCK’nın 301′inci maddesi gereğince ‘’soruşturma” yapılması Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlı.

By Unknown on 09 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , ,

Canlı yayında Müjdat Gezen krizi!

Ters Cephe’de Müjdat Gezen depremi yaşandı. Rasim Ozan’la kapışan Ümit Zileli yine stüdyoyu terk etti, sonra yine programa döndü!

Güncelleme:04 Şubat 2011 12:30

Ters Cephe’de Müjdat Gezen depremi yaşandı. Gezen’in AKP’ye oy verenler için ‘aptal’ imasında bulunduğu iddiası canlı yayını karıştırdı. Ünlü sanatçı programa telefonla bağlandı, Rasim Ozan’la birbirine girdi, Ümit Zileli stüdyoyu terk etti!
 
 
Gezen’in Star TV ekranlarında AKP seçmenleri için Aziz Nesin’in ünlü sözüne atıfta bulunarak ‘aptal’ imasında bulunduğu iddia edilmişti. Konuyu gündeme getirerek eleştiri konusu yapan Rasim Ozan Kütahyalı, Ümit Zileli’nin itirazıyla karşılaştı.
 
Tartışmanın şiddetlenmesi üzerine yayına Müjdat Gezen’in bağlanmasıyla stüdyo allak bullak oldu. Gezen’le polemiğe giren Rasim Ozan Kütahyalı ünlü tiyatrocuyu adeta konuşturmadı. Taraf yazarı, Müjdat Gezen için ‘postal yalayıcısı’ derken, Gezen de Taraf yazarı ‘o adamı susturun yoksa taksiye biner oraya gelir ben sustururum’ dedi. 
 
ZİLELİ YİNE STÜDYOYU TERK ETTİ YİNE GERİ DÖNDÜ
Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli, Müjdat Gezen programa bağlandıktan sonra başlayan tartışmada geçtiğimiz haftalarda yaptığı gibi masayı yumruklayıp stüdyoyu terk etti. ‘Müjdat Gezen’den böyle bir ortamda bulunduğum için özür diliyorum’ diyen Zileli, Taraf yazarına saydırdıktan sonra yayından ayrıldı.
 

 Müjdat Ancak reklam dönüşü Cumhuriyet yazarı yine stüdyodaki yerinde duruyordu. Zileli’nin arada yapılan ısrar üzerine programa döndüğü ifade edildi. Yani Cumhuriyet yazarı geçtiğimiz haftalarda yaşanan olayın aynısını tekrar etmiş oldu.

 
İŞTE MÜJDE GEZEN’İN OLAY SÖZLERİ
 

By Unknown on 04 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , ,

Torba yasası vekillerin tansiyonunu çıkardı

Torba yasası vekillerin tansiyonunu çıkardı

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye devam edilen Torba Tasarısı milletvekillerinin tansiyonunu yükseltti.

Güncelleme:04 Şubat 2011 13:13

Gergin anların yaşandığı Genel Kurul’da, “otur lan yerine”, “darbe mi yaptıracaksın”, “terbiyesiz herif”, “şu terbiyesizi susturur musunuz”, “boşuna yalakalık yapıyorsun”, “yalaka sensin”, “hadi be!”, “yürü!” sesleri yükseldi.

-DARBE TARTIŞMASI-

Genel Kurul’da görüşülen Torba Tasarısı zaman zaman gergin anlara neden oldu. Genel Kurul’da çıkan “darbe” tartışması tutanaklara şöyle geçti:

AKP Hatay Milletvekili Abdülhadi Kâhya: Aynaya bak, aynaya…

CHP Eskişehir Milletvekili Tayfun İçli: Laf atarak susturabileceğinizi sanmayın.

AKP Bursa Milletvekili Mehmet Ocakden: Darbe mi yaptıracaksın?

AKP Kahramanmaraş Milletvekili Fatih Arıkan: Beş ay sonra…

Tayfun İçli: Göreceğiz. Bu baskıcı, bu totaliter anlayışla bir yere gidemeyeceğinizi sizler de göreceksiniz. Bunlar demokratik davranışlar değildir, bunlar ileri demokrasi örneği değildir.

Mehmet Ocakden: Siz darbeleri çok iyi bilirsiniz.

-”OTUR LAN YERİNE” VE “TERBİYESİZ HERİF” SESLERİ YÜKSELDİ-

Muhalefetin yoklama talepleri de Genel Kurul’da tartışmalara neden olurken tutanaklara şu sözler yansıdı:

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce: Yoklama talep ediyoruz.

AKP Bursa Milletvekili Mehmet Emin Tutan: Ayıp ya!

Muharrem İnce: Ne demek ayıp? Otur lan yerine! Terbiyesiz herif! Ne demek lan ayıp! Şu terbiyesizi susturur musunuz! Böyle bir şey olabilir mi? Yaptığım şey İçtüzük’e uygun bir şey. ‘Ayıp ya!’ diyor. Dışarıda oturup çay mı içeceksin? Terbiyesiz herif! Ayıp mı benim yaptığım?

Mehmet Emin Tutan: İyi yapıyorsun! Sana yakışıyor!

Muharrem İnce: Kulaklığını çıkar önce! Dışarıda oturacaksın, öyle mi? Bu, benim İçtüzük’ten gelen hakkım, sana mı soracağım?

AKP Bursa Milletvekili Ali Koyuncu: Ya ne bağırıp duruyorsun!

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen: Gelin insanca koyalım ortaya, bir düzenli tarih koyalım, gündemi belirleyelim, çalışma saatlerini düzenleyelim?

AKP Trabzon Milletvekili Kemalettin Göktaş: Palavra atma Mehmet.

Mehmet Ocakten: Ayda kaç defa Meclis’e geliyorsun?

Mehmet Sevigen: Ben gelirim, gelmem? Sen iktidarsın. Siz yapacaksınız bunu. Sizin göreviniz sevgili arkadaşlarım.

Mehmet Emin Tutan: Sen de aynı parayı alıyorsun.

-”HADİ BE YÜRÜ” SESLERİ GENEL KURUL’DA YÜKSELDİ-

Mehmet Ocakden: Boşuna yalakalık yapıyorsun, işe yaramayacak. Önce Meclis’e gel Meclis’e. Bir dahaki sefer gelemeyeceksin.

Mehmet Sevigen: Yalaka sensin. Utanmıyor musun! Milletvekilisin, utanmıyor musun!

Mehmet Emin Ekmen: Sayın Başkan, bu ne böyle ya! Sayın Başkan, çayhanede mi konuşuyor?

CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz: Sayın Başbakan çok konuşuyor da, her şeyi biliyor da bir tek haddini bilmiyor, haddini. Haddini de 12 Haziran’daki sandıkta vatandaş bildirecek.

AKP Ankara Milletvekili Burhan Kayatürk: Terbiyeli ol!

Yaşar Ağyüz: Ben saygıyı senden iyi bilirim.

Mehmet Emin Ekmen:Hadi be! Yürü!

AKP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Aydoğan: Yürü! Yürü!

-”SUS OTUR YERİNE, SAYGISIZ ADAM”-

CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici’nin, “Sizlerin yaptığı gibi seksen beş yıllık Cumhuriyet kazanımlarını peşkeş mi çekecekler yandaşlarına değerli arkadaşlar?” sözleri üzerine tutanaklara şu tartışma yansıdı:

AKP İstanbul Milletvekili Recep Koral: Ne kadar ayıp bir şey. Hiç yakışıyor mu?

Akif Ekici: Sus, otur yerine.

Recep Koral: Ne susacağım be!

Akif Ekici: Sus otur yerine, saygısız adam.

ABD ile Çin’in ‘yıldız savaşları’

ABD ile Çin'in 'yıldız savaşları'

Daily Telegraph gazetesi, Wikileaks belgelerine dayanarak ABD’yle Çin arasında uzayda silahlanma yarışı yaşandığını ve bir süre önce Washington’ın Pekin’i askeri güce başvurmakla tehdit ettiğini yazdı

Güncelleme:03 Şubat 2011 14:26

İngiliz Daily Telegraph gazetesi, Wikileaks’in sızdırdığı gizli Amerikan Dışişleri Bakanlığı belgelerine dayanarak ABD’yle Çin arasında uzayda silahlanma yarışı yaşandığını ve bir süre önce Washington’ın Pekin’i askeri güce başvurmakla tehdit ettiğini yazdı.

Daily Telegraph’a göre, iki ülke arasındaki gerginlik Ocak 2007′de başladı. Çin bu tarihte, 850 kilometre yükseklikteki bir meteoroloji uydusunu vurarak Beyaz Saray’ı şoka uğrattı. Bu deneme, Çin’in Amerika’nın askeri ve sivil uydularını vurarak kaos yaratabileceği endişelerine neden oldu. ABD, Şubat 2008′de Çin’in bu denemesine “sorunlu” bir uyduyu vurarak yanıt verdi ve Pekin’e aynı şeyi yapabileceğini gösterdi. Amerikan Yönetimi, bunun askeri amaçlı bir deneme olmadığını savundu.

Ancak Daily Telegraph, “Wikileaks belgelerine göre, ABD’nin amacı farklıydı” diyor. Uydunun vurulmasından bir ay önce Pekin’i uyaran ABD, 1985′den bu yana böyle bir deneme yapmadığını hatırlattı. Dönemin Dışişleri Bakanı Condeleezza Rice’ın kurmayları, Pekin’e bu tür denemelerin ABD ve diğer ülkelerin uzay sistemlerine zarar verebileceği uyarısında bulundu ve diplomatik ya da askeri yollardan çıkarlarını koruma haklarını saklı tuttuğunu söyledi. Daily Telegraph’a göre, diğer ülkeler de Çin’in denemesinden sonra 1980′lerde terk edilen Reagan döneminin yıldız savaşları programının yeniden başlatılmasından endişe duydu.

‘Ne müttefik ne de düşmanız’

ABD uydusunu, yakıt tankının sağlık tehdidi yaratması nedeniyle vurduğunu açıkladı ancak Çin bunu inandırıcı bulmadı. Gizli yazışmalar da bu denemenin askeri nitelikli olduğuna işaret ediyordu. Amerika’nın kendi uydusunu vurmasından sonra iki ülke bu konuda müzakereler yürüttü. Haziran 2008′deki bir zirve toplantısında Amerikan heyeti Çin’i düşman olarak görmediklerini söyledi. Çin buna iki ülkenin ne düşman ne de müttefik olduğunu söyleyerek yanıt verdi. Uydu vurma denemelerine geçen yıla kadar devam ettiği belirtilen Çin, ABD’nin füzeleri, fırlatıldığı ülkenin topraklarında vurabilecek bir lazer sistemi geliştirmekte olduğunu öne sürüyor.

By Unknown on 03 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , ,

CHP den özür dileriz..

'CHP'den özür dileriz'

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün grup toplantısında gündeme getirdiği iddialara AKP’den yanıt geldi.

Güncelleme:02 Şubat 2011 21:05

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik: ”Yaptığımız hizmetlerden, yatırımlardan dolayı verdiğimiz rahatsızlık için CHP’den özür diliyoruz” 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP Genel Bakanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Torba Kanun’un 183 maddesinde yer alan düzenlemeyle ilgili açıklamalarına ilişkin, “CHP’de her kafadan ses çıkıyor, kimse ne yaptığını bilmiyor derken CHP’li dostlarımız rahatsız oluyorlar. CHP’de orkestra şefi maharetli değil derken rahatsız oluyorlar. Kendi arkadaşlarınız bu düzenlemeyi (Torba Kanun’un 183. maddesi) yapmış. Siz çıkıp da bunu grup toplantınızda bu şekilde, AK Parti’nin bir suçuymuş gibi anlattığınızda sizin samimiyetinize inanırlar mı? AK Parti hesapları ve harcamaları açık ve şeffaftır” dedi.

Çelik, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği bazı iddialarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Fiskobirlik’in, 2002’de iflas eden bir kuruluş olduğunu ve fındık paralarını ödeyemediğini ifade eden Çelik, fındık paralarının artık ödenebildiğini belirtti.

Çelik, 2002’de 1.6 TL olan fındığın bugün 4.5 TL civarında satıldığını, fındığa verilen desteğin ise dönüm başına 150 TL’yi bulduğunu anlattı.

Ordu ve Giresun’a havaalanı yapılmadığı yönünde iddialar olduğuna işaret eden Çelik, bu bölgeye havaalanı yapılmasının zaten yatırım programı içinde olduğunu ve gelecek ay ihaleye çıkılacağını bildirdi. Çelik, Türkiye’deki havaalanı sayısının 46’ya ulaştığını ifade ederek, “Havaalansız il bırakmayacağız” dedi.

Sivil havacılıktaki iyileşmeye işaret eden Çelik, 2015’te ulaşılması öngörülen 55 milyon yolcu sayısının daha 2005 yılında elde edildiğini söyledi.

“Sivil havacılıkta CHP, AK Parti’ye dil uzatırsa büyük haksızlık yapmış olur” diyen Çelik, Karadeniz’de liman ve tersane yatırımlarındaki artışa dikkati çekti.

“BUNU TEK KELİME İLE AYIPLIYORUM”

CHP’lerce, AK Parti’nin harcamalarıyla ilgili de bazı iddialar dile getirildiğini anımsatan Çelik, şunları kaydetti: ”Partilerin hesaplarını Anayasa Mahkemesi inceler. Mahkemenin, 2010 yılı kesin hesap incelemelerine göre, AK Parti’yle ilgili 5 yıl için ’uygun görülmeyen’ harcama tutarı 63 bin TL’dir. Uygun görülmeyen harcamalar nelerdir? ’Parti adına değil, kişiler adına düzenlenen belgeler var.’ deniliyor. O da nedir? Bir arkadaşımız, bir genel başkan yardımcımız, bir milletvekilimiz, bir MYK üyemiz, bir ile gitmiş. Uçak bileti almış. Uçak bileti parti adına değil de şahıs adına kesilmiş. Anayasa Mahkemesi diyor ki ’Hayır, parti adına kesilmesi lazım. Bunu kabul etmiyorum.’ Otelde kalmış, fatura parti adına değil de şahsı adına kesilmiş. Burada yapılan yolsuz bir harcama söz konusu değil. Fatura kaybolmuş, faturanın noter tasdikli sureti verilmiş. Anayasa Mahkemesi diyor ki ’Hayır, aslını istiyorum.’ Bunu uygunsuz harcama olarak görüyor. Bu tür harcamalardır. Sayın Kılıçdaroğlu, AK Partililer sanki tonlarca parfüm almış, bütün bu parfümleri de Sayın Başbakan sabah akşam sıkmış gibi bir açıklama yaptı. Bu tek kelime ile ayıp. Sayın Kılıçdaroğlu’na kelimeleri öğretmek istiyorum. Fransızca “Parfümeri” kelimesine ’Itriyat’ denilirdi. “Itriyat” veya ’parfümeri’ sadece parfüm manasında değil, parfümeri, kozmetik olarak da geçer. Bizim genel merkezde makyözümüz var, berberimiz var. Buralara alınan spreyden tutun da aklınıza gelecek ne kadar makyaj malzemesi, parfümeri malzemesi varsa tüm bunların toplamı, ne kadar biliyor musunuz? 5 yılda, toplam 2 bin 768 TL. Yılda 500 TL. Şimdi sanki, sabah akşam kendi özel bakımlarını partiye yaptırıyorlarmış, Başbakan veya buradaki partililer yapıyormuş gibi çıkıp bunu grup toplantınızda anlatacaksınız veya burada AK Partililer’in uygunsuz, yolsuz bir harcama yaptıklarını söyleyeceksiniz, ima edeceksiniz. Bunu tek kelime ile ayıplıyorum.”

Çelik, CHP’nin, uygun görülmeyen harcamalarıyla ilgili ise, “CHP’liler yemeğe gitmişler, garsona bahşiş vermişler. Onu gider göstermişler. Resmi gazetede geçer. 16.12.2010’daki resmi gazetede AK Parti ve CHP’nin harcamalarını göreceksiniz. Başka ne var? Tahrifatla ödenmesi gereken tutarlarda fazla ödeme yapmak, evrak sahteciliği yapmak. AK Parti’nin 63 binine karşın CHP’nin harcaması 1 milyon 35 bin TL. Başka ne var? Mükerrer gider kaydı var. Yapılan harcamayı tekrar tekrar yapılmış gibi göstermek. Halk TV’nin kendisinin yapması gereken ödemeleri CHP’nin parasından yapmak. Bu da 236 milyon TL tutarında” diye konuştu.

“CHP KENDİ ÖNERİSİNE SAHİP ÇIKMIYOR”

Çelik, Torba Kanun’un 183. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Siyasi partiler amaçlarına ulaşmak için siyasi faaliyet kapsamında her türlü harcamayı yapabilir”şeklindeki düzenlemeyle ilgili, Kılıçdaroğlu’nun, “Torba Kanun’a bir madde daha eklediler. İstedikleri gibi harcama yapabilirler, parfüm alacaklar ya ondan” diye açıklamada bulunduğunu belirtti. Bu düzenlemeye ilişkin talebin CHP’den geldiğini savunan Çelik, düzenlemenin CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Edip Uğur, CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek tarafından birlikte formüle edildiğini söyledi.

Çelik, “CHP’de her kafadan ses çıkıyor, kimse ne yaptığını bilmiyor derken CHP’li dostlarımız rahatsız oluyorlar. CHP’de orkestra şefi maharetli değil derken rahatsız oluyorlar. Kendi arkadaşlarınız bu düzenlemeyi (Torba Kanun’un 183. maddesi) yapmış. Siz çıkıp da bunu grup toplantınızda bu şekilde, AK Parti’nin bir suçuymuş gibi anlattığınızda sizin samimiyetinize inanırlar mı? AK Parti hesapları ve harcamaları açık ve şeffaftır” açıklamasında bulundu. 

“KELİME OYUNLARI YAPMAYIN”

AK Parti’nin adının başındaki ilk harflerden yola çıkarak, “Aldatanlar ve Kandıranlar Partisi” diye bazı nitelendirmelerde bulunulduğunu dile getiren Çelik, “Kelime oyunları yapmaya başladınız mı bunun nerede duracağına siz karar veremezsiniz. Harflerden yola çıkarak, size de yakıştırmada bulunabilir insanlar. Birileri de çıkar, CHP’ye, ’Cürüm ve Hile Partisi ya da Cehalet ve Hile Partisi’ der. Bu tek kelimeyle ayıp. Kelime oyunlarıyla yakıştırmalar yaparsanız, başka insanlara da size başka yakıştırma yapma hakkı doğar. Bunu yapmayın, böyle basit şeylerle uğraşmayın” diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştirdiği toplu açılışlardaki tesisler arasında, daha önceden açılanların bulunduğu, sadece boya badana yapılan binaların açılışlara dahil edildiği, yapılan ek binaların açılış kapsamında değerlendirildiği yönünde de iddialar ortaya atıldığına değinen Çelik, bu iddiaları yalanladı.

“Yaptığımız hizmetlerden, yatırımlardan dolayı verdiğimiz rahatsızlık için CHP’den özür diliyoruz” diyen Çelik, “CHP’nin bu lafları (Açılışlara ilişkin iddiaları) üzerine kaleme sarılan kalemşöler var. CHP’lilere de, o köşe yazarlarına da söylüyorum. Başbakanın enerjisine, hayallerine sizin hayalleriniz ulaşamaz” şeklinde konuştu.

Çelik, Sosyal Güvenlik Kurumu zararlarına ilişkin, bugün kurumun zararının, Kılıçdaroğlu’nun SSK Genel Müdürlüğü yaptığı dönemdeki zararla kıyaslandığında “oransal” olarak daha düşük olduğunu söyledi.

“CHP TEK TİPÇİLİĞİN, DAYATMACILIĞIN SEMBOLÜ VE ADIDIR”

Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, “Bütün özgürlüklerin garantisi biz olacağız” diye açıklaması olduğunu belirterek, şöyle konuştu: ”Bunu CHP söyleyince insanın gülesi geliyor. CHP, tek partili zihniyetin, jakoben devlet anlayışının, tek tipçiliğin, dayatmacılığın sembolü ve adıdır. Yargıyla ilgili kıyametler koparıyorlar. Çünkü CHP yargıyı kendi arka bahçesi görüyor. Çünkü onlar hala M. Esat Bozkurt’un şekillendirdiği yargının özlemi içindeler. Bunun devam etmesini istiyorlar. Biz de diyoruz ki, hayır. Yargı halkın yargısı olsun. Sizin arka bahçeniz değil, milletin adalet bahçesi olsun. Milleti direnmeye çağırıyorlar, sıkılmadan utanmadan Atatürk adına nutuklar icat ediyorlar. Atatürk’ü, Atatürkçülüğü, Nutuk’u iyi bilenlerden biri olduğumu iddia ediyorum. ’Türk çocuğu Cumhuriyeti tehlikede görürse eline geçirdiği taşla, sopayla, silahla Cumhuriyeti savunacaktır.’ Bunun adı anarşidir. Atatürk böyle bir şey demedi. Atatürk’ün arkasına geçerek siyaset yapmayın. Atatürk hayatta olsaydı bunların hepsini kovardı. Sizin ne kadar özgürlükçü olduğunuzu Dersimliler’e sorun. İnsanları mağaralara kapatarak gaz vermek özgürlükse ona bir şey diyemem. Birine çamur atarken, birkaç kere düşünmelisiniz. Attığınız bütün çamurlar size iade edilecektir. Kılıçdaroğlu’nu değil, halkımızı önemsediğimiz için sizin yalanlarınızı suratınıza çarpacak, çarpmaya devam edeceğiz.”

By Unknown on 02 Şubat 2011 | Politika | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , , ,

Erdoğan’dan Mübarek’e tavsiye

Erdoğan'dan Mübarek'e tavsiye

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor.

Güncelleme:01 Şubat 2011 12:24

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında konuşuyor. Başbakan konuşmasında Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’e seslenerek, “Bizler faniyiz. Halkın sesine duasına ve bedduasına hazır olalım. Onun için halkın haykırışına kulak verin, kulak verelim” dedi.

İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

İçerde ve dışarıda özellikle bölgemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Bunlara geçmeden önce son haftalarda ülkemizde yaşadığımız, yaşattığımız büyük açılış coşkularını kısa özetleyeyim istiyorum.

8 Ocak’ta Kars’ta toplu açılışları gerçekleştirdik. Okullardan, bölünmüş yollara kadar 43 farklı yatırımı o illerimizde son derece coşkulu bir katılım eşliğinde Karslı kardeşlerimize kazandırdık. Aynı gün Kars Sarıkamış ilçesinde, 1914 harekatında hayatını kaybeden şehitlerimizi de bir kez daha yad ettik.

Oradan Kuveyt ve Katar’a hareket ettik. Her iki ülkede iş konseyleriyle bir araya geldik. Ayrıca Kuveyt’te şahsıma mümtaz şahsiyet ödülünü de ülkem ve milletim adına büyük bir gururla teslim aldım.

15 Ocak’ta Muğla’daydık. Fethiye’de Muğla ve ilçeleri için yaptığımız 33 tesisin toplu açılışın gerçekleştirdik. Ardından İstanbul’da büyük bir açılış coşkusu yaşadık. 28 kavşak, 3 spor salonu, 2 metro istasyonu ve 3 adet stat bağlantı tünelini, 36 farklı yatırımı bir tek toplu açılış töreniyle, Sinan Erdem spor salonunda İstanbul’a kazandırdık. Sadece bu açılış töreniyle, İstanbul’a kazandırdığımız yatırımların toplam bedeli 775 milyon lira.

Ardahan’da 27 tesis, Batman’da 69 eser açtık. 12 Eylül’de ‘evet’ oyunun rekor düzeyde çıktığı, Ağrı’da aynı şekilde 41 yatırımın toplu açılışını gerçekleştirdik.

Bu arada Ukrayna’ya resmi ziyaretimiz oldu. Orada vize muafiyeti konusunda müzakerelerin başlatılması kararını aldık.

ERZURUM ÜNİVERSİTE OYUNLARI

Tabi Erzurum’da çok daha farklı bir heyecanı yaşadık. Önce 7 Ocak’ta Erzurum’a giderek, kış oyunları için Erzurum’a kazandırdığımız yaklaşık 650 trilyonluk bir yatırımla inşa ettiğimiz eserlerin açılışını yaparak Erzurumlulara kazandırdık.

Muhteşem bir manzaraydı. Lapa lapa yağan karın altında, statta tam bir kardeşlik tablosu çizildi. Hele hele 80 yaşındaki cirit ustası dedemizle, 10 yaşındaki torununun, belki de torununun at üzerinde stadı selamlarken oluşturduğu tablo, dadaşların coşkusu, 80 ülkenin televizyonlarından canlı olarak yayınlandı. O manzara karşısında gözyaşlarına hakim olabilmek mümkün değildi.

8 yıl boyunca Erzurum’a her alanda yaptığımız yatırımları, Universiade’la farklı bir boyuta getirdik. Çok şükür artık Erzurum yeniden uluslar arası bir marka kent olma yolunda önemli bir sınavı başarıyla geçti.

Bugünde grup toplantımızın ardından Bişkek’e hareket ediyoruz. İki ülkenin ticaretini artırmak için toplantımızı yapacağız. Alın teri döken her bir kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Eğitime ilişkin birkaç şey söylemek istiyorum. Dün TRT Okul’un açılışını gerçekleştirdik. TRT Okul 24 saat eğitim yayını yaparak eğitime önemli bir katkı sağlayacak.

Kredi ve Yurtlar Kurumu’muz yurtdışındaki öğrencilerimize kredi ve burs vermeye başlıyor. Öğrenci yurdu için de hazırlıklarımız başladı. Milli Eğitim Bakanlığımız başarılı fakat ihtiyaç sahibi öğrenciler burs desteği sağlıyordu. Şu anda 212 bin öğrencimiz bu burstan yararlanıyor.

Bölgemizde, yakın coğrafyamızda önemli olaylar, açıkçası tarihe yön verecek önemli gelişmeler yaşanıyor. Bu olaylara yaklaşımımız, günlerdir siyasi çevrelerde sorgulanıyor. Alıştık bunlara.

“SESSİZ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

Şunu öncelikle söylemek istiyorum. Ak Parti her zaman hak ve özgürlükten yana olmuştur. Bizim bırakın bölgeyi, dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir zulme sessiz kalmamız mümkün değildir. Bunları ama yazılı, ama sesli muhakkak dile getirmişizdir.

Ak Parti kurulduğu günden itibaren halkın tercihlerinin her şeyin üzerinde olduğuna inanmış ve bunu savunmuştur. Ak Parti yola çıkarken, yeter söz de karar da milletin diyerek, sadece millete inanarak iktidara iş başın gelmiş, emanet yüklenmiş bir partidir. Her zaman söylüyorum. Ak Parti’nin rotasını millet çizmiştir, bundan sonra da millet çizecektir. Ak Parti’nin kumaşını millet dokumuştur, bundan sonra da millet dokuyacaktır.

Milletin demokrasi yönünde ortaya koyduğu büyük bir haykırıştır. Ak Parti’nin varlık sebebi demokrasiye güç vermektir. Hukukun üstünlüğünü hakim kılmaktır. Hak ve özgürlükleri hayata geçirmektir. Ak Parti dünyanın her yerinde, hiç korkmadan, asla ve asla tereddüt etmeden mazlumun, mağdurun yanında olmuş, her zaman baskı ve zulmün karşısında cephe almıştır.

HİÇBİR YERDEN İCAZET ALMADIK

Biz bugüne kadar hep dik durduk ama dikleşmedik. Bundan sonrada devam edeceğiz. Bizim bu dik duruşumuzu, birkaç tane entelektüel, birkaç tane köşe yazarı şekillendiremez. Biz hiçbir yerden icazet alarak bu yolda yürümüyoruz.

“TÜRKİYE TABULARI YIKIYOR”

Türkiye tarihin akışını değiştirecek roller oynuyor. Şahsiyetli bir dış politika izliyoruz. Zalimle zalim diyen, katile katil diyen Türkiye tabuları yıkmaktadır. İnsanları ablukaya mahkum edenlere dur bakalım diyen Türkiye hakkı ve hakikati haykırmaktadır. 

Biz kendimiz için istediğimizi diğer kardeşlerimiz için de isteyen bir anlayışın temsilcisiyiz. Biz kardeş halkların komşu ülkelerin istikrarsızlık yaşamaması için bugüne kadar elimizden gelen çabayı sarf ettik. Bundan sonra da sarf edeceğiz.

İçindeki sorunları çözemeyen, kendi arasında uzlaşı sağlayamayan ülkeler aydınlık bir geleceğe de ulaşamazlar. Menfaatlerini de koruyamazlar.

Bunun için Filistin’de ulusal uzlaşı çağrısı yaptık. Irak’ta demokratik mutabakatın sağlanması için gayret gösterdik. Biz her zaman bölgemizdeki ülkelerin ulusal uzlaşılarını, birliklerini, demokratik gelişimlerini destekledik. İşte bu grup Türkiye içinde olduğu kadar, başta bölgemiz olmak üzere, tüm dünyada mazlumların sesi olarak tarihe ismini yazdırmış bir gruptur.

HAK VE ÖZGÜRLÜKLERE HİÇBİR YÖNETİM KAYITSIZ KALAMAZ

Tarihte baskıyla sindirmeyle korkutmayla ayakta kalmayı başaran hiçbir yönetim yoktur. Er yada geç insanlık onuru ve haysiyeti bütün zincirleri kırmış, duvarları yıkmış, mazlumun ahı aheste de olsa çıkmıştır. Bu yüzden hak ve özgürlüklere hiçbir yönetim kayıtsız kalamaz.

Cumhuriyetimiz her geçen gün daha ileri demokrasiye doğru yol almaktadır. Demokrasi halkın sesine gönlüne iradesine taleplerine sahip çıkmayı, bunları yönetime yansıtmayı gerektirir.

Halka gözünü gönlünü kulağını kapatan yönetimler uzun ömürlü olamazlar. Halkın hiçbir çağrısı karşılıksız kalmaz. Halka rağmen hiçbir iktidar ayakta duramaz. Devlet halk içindir, halkın varlığıyla iradesiyle anlam kazanır. 

Biz kendimiz için ne istiyorsak, dostlarımız kardeşlerimiz için aynısını istiyoruz. Biz kendimiz için nasıl huzur güvenlik istikrar kalkınma birlik istiyorsak, kardeş ülkeler için de aynısını istiyoruz.

ERDOĞAN’DAN MÜBAREK’E: “HEPİMİZ FANİYİZ”

Buradan Mısır Devlet Başkanı sayın Hüsnü Mübarek’e içten bir uyarıda bulunmak istiyoruz. Bizler insanız. Bizler faniyiz. Kalıcı değiliz. Her birimiz ölecek ve geride bıraktıklarımızdan dolayı sorgulanacağız.

Hepimiz gelip geçiciyiz. Baki olan gök kubbe altında hoş bir sada bırakmaktır. Saygıyla anılmaktır, rahmetle yad edilmektir. Bizler halk için varız. Onun için diyorum ki yarın öldüğümüzde, hoca efendi gelip şunu söylemeyecek. Cumhurbaşkanı niyetine demeyecek, Başbakan niyetine demeyecek, bakan niyetine demeyecek.

Trilyarderlere sesleniyorum. Trilyarderler niyetine demeyecek. Er kişi niyetine diyec ek, hatun kişi niyetine diyecek.

Seninle beraber gelecek sadece kefen olacak. Öyleyse o kefenin kadri kıymetini bilelim. Hem vicdanımızın, hem de halkımızın sesine, onların ya hayır duasına ya da bedduasına hazır olalım. Onun için halkın haykırışına kulak verin, kulak verelim.

Halktan gelen değişim arzusunu karşılayın. Açık söylüyorum. İstismarcıların, Mısır üzerine karanlık senaryoları olanların inisiyatif almalarına izin vermeden, önce siz adım atın. Halkı tatmin edecek adımlar atın.

By Unknown on 01 Şubat 2011 | Politika | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , ,

Erdoğan ” Oda Cok kufur ediyor.. “

Erdoğan: "O da çok küfür ediyor ama"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Denizli’de ’Hayalet Sürücü- 2’ adlı filminin final sahnelerinin çekimleri için Pamukkale’de bulunan Oscar ödüllü ABD’li ünlü aktör Nicolas Cage ile görüştü, ardından Orhan Abalıoğlu Endüstri Meslek Lisesi’nin açılışına katıldı. Erdoğan, yolda, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile fazla uğraşmamasını isteyen bir vatandaşa, “O da çok küfür ediyor ama” yanıtını verdi.

Dün gece Burdur’dan Denizli’ye gelerek işadamlarına seslenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu sabah konakladığı Colossae Otel’de ’Hayalet Sürücü 2’ adlı filmin final sahnesi çekimleri için Pamukkale’de bulunan ve aynı otelde kalan Oscarlı aktör Nicolas Cage ile görüştü. Basına kapalı görüşmede İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve Ak Parti Grup Başkanvekili Salih Kapusuz da katıldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan görüşmeden sonra Başbakanlık otobüsüyle Ankara Yolu üzerinde bulunan Orhan Abalıoğlu Endüstri Meslek Lisesi’nin açılış törenine katılmak üzere yola çıktı. Pamukkale Kocaçukur Mevkii’nde otobüsü durduran Erdoğan, yolda toplanan vatandaşlarla kısa süre sohbet etti. Oyuncak dağıtıp bir çocuğu kucağına alarak seven Erdoğan, bu sırada bir vatandaşın, “Başbakanım, Kılıçdaroğlu ile çok uğraşıyorsunuz, uğraşmayın” sözlerine, “O da çok küfür ediyor ama” yanıtını verdi.

Erdoğan, Ankara Yolu üzerinde hayırsever işadamı Orhan Abalıoğlu tarafından 4 milyon lira bağışla yaptırılan 40 derslikli Orhan Abalıoğlu Endüstri Meslek Lisesi’nin açılışına katıldı. Okulun açılış kurdelesini İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, hayırsever Orhan Abalıoğlu ve eşi Cedide Abalıoğlu’yla birlikte kesti. Açılışta kısa bir konuşma yapan Erdoğan, okulun gelecek nesilleri yetiştireceğini, insanın ölümden sonra yaptığı eserlerle anılacağını söyledi. Erdoğan, “Her zaman söylüyorum yarın veya her an öleceğiz. Öldüğümüz zaman bizi iki metreküplük mezara gömecekler. Ondan sonra da kimse için hoca efendi ‘cumhurbaşkanını, başbakan, bakan, belediye başkanı niyetine’ demeyecek. ‘Er kişi niyetine’ ya da ‘hatun kişi niyetine’ diyecek. Ve bizi o toprak mekana koyacaklar ondan sonra da çekip gidecekler. Orada biz yalnız başımıza kalacağız. Neyle bu yaptıklarımızla. Bu dünyada hoş bir seda bırakmışsak ne ala. İnşallah Orhan Beyin ve ailesininden bu tür hayırlar gelecektir. Bu okul inşallah ülkemiz için önemli bir doku taşı olur diyorum” diye konuştu.

By Unknown on 30 Ocak 2011 | Politika | A Yorum?
Etiketler:, , , , , ,

Bahceliden AKP’ye 7k’lik Mesaj.

Bahçeli'den, AKP’ye 7-K’lı mesaj

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AKP’nin gerilimden medet umduğunu, her türlü istismarı siyaset adına yapmayı mübah gördüğünü belirterek

Güncelleme:29 Ocak 2011 14:34

Bahçeli, “Zira yaşadığımız sancılar mutlaka olması gereken toplumsal değişim arzusundan ziyade, kötü bir yönetimin neden olduğu ‘Kriz, Kargaşa, Kaos, Korku, Kutuplaşma, Kavga ve Karanlık’dan oluşan ‘7-K’lı tahribat zinciridir” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya’da Sueno Otel’de gerçekleştirilen Akademisyenler Çalıştayı’nda konuştu. Toplumu değiştirmek isteyenlerin başvurduğu en kestirme ve yapay yolun önce toplumsal kurumları değiştirmekten geçtiğini belirten Bahçeli, “Demokratik rejimlerde köklü dönüşümler toplumsal tahribatlara yol açar ve ağır bireysel ve toplumsal kimlik ve kişilik travmaları oluşturur” diye uyardı.


sohbet