skandal

“Eylemcilere saldırsınlar diye saldılar”

"Eylemcilere saldırsınlar diye saldılar"

19 yıldır Mısır’da hapis yatan Nihat Kazdağlı, cezaevlerindeki dehşeti anlattı:

Güncelleme:09 Şubat 2011 11:06

Mahkûmları göstericilere saldırsınlar diye salıp, kabul etmeyenleri de öldürdüler.

Radikal’in haberine göre, eylemcilerin Hüsnü Mübarek yönetimini, mahkumları kendilerine saldırsın diye salıverdiği iddiaları doğru. Bu iddialar, 19 yıl 4 aydır Mısır’da tutuklu olan Balıkesirli Nihat Kazdağlı tarafından doğrulandı.

“Yarın ne olacağımız belli değil. Evvelki gün kapıları açmışlar, önce gidin demişler. Sonra herkesi taramışlar. Arayanımız, soranımız yok. Korkuyoruz.” diyen Kazdağlı asıl korkularının unutulmaktan öte öldürülmek olduğunu belirtti ve Kazdağlı, Kahire’deki gösterilerin merkezi durumundaki Tahrir Meydanı’na çeşitli cezaevlerinden özgürlük vaadiyle çıkarılan mahkumların gönderildiğini öne sürdü;

“Duyduğumuz kadarıyla Emn el Devle denilen Mısır istihbarat örgütü Ebu Zabel, Merç, Teyyum gibi cezaevlerinden mahkûmları, göstericilere saldırsınlar diye salıvermişler”

6 TÜRK MAHKUM VAR

El Kınatr adlı cezaevinde kalan Kazdağlı, kendisinin dışında üçü kadın 5 Türk mahkumun daha hapishanede bulunduğunu söyledi ve Mısır’da devam eden kargaşaya rğmen kendilerine karşı olan ilgisizlikten şikayet etti:

“Zaten kimse gelip gitmezdi. Tek tük telefona çıktıklarında ‘bakarız, yaparız” deyip kapatırlardı. Olaylar başladığı günden bu yana iletişim koptu. Kimseye ulaşamadık. Can güvenliğimizden endişeliyiz. Ama kimse bizi umursamıyor”

Bugüne dek yalnızca Yaşar Yakış’ın büyükelçi olduğu dönemde düzenli iletişim kurabildiklerini belirten Kazdağlı, ancak Yakış’ın da bir şey yapamadığını savundu.

‘BİZİMLE İLGİLENİLSİN’

Kazdağlı, “Cezamızı çekmek için bunca yıldır bizi Türkiye’ye aldırmaları için yalvarıyoruz; ama kimse ilgilenmiyor” derken son günlerde koşulların iyice kötüleştirdiğinden yakınıdı: “Burada bir somun ekmek ve yarım kalıp helva veriyorlar günde. Kalan her şey parayla. Paramız gelmiyor, Gelse de cezaevinde her şey on katı fiyatına. Bildiğimiz kadarıyla yatan kadınlardan biri kanser ve ilaç bulamıyor. Acı çekiyormuş. Tayyip Erdoğan’dan rica ediyoruz. Bizimle ilgilensin.”

Canlı yayında Müjdat Gezen krizi!

Ters Cephe’de Müjdat Gezen depremi yaşandı. Rasim Ozan’la kapışan Ümit Zileli yine stüdyoyu terk etti, sonra yine programa döndü!

Güncelleme:04 Şubat 2011 12:30

Ters Cephe’de Müjdat Gezen depremi yaşandı. Gezen’in AKP’ye oy verenler için ‘aptal’ imasında bulunduğu iddiası canlı yayını karıştırdı. Ünlü sanatçı programa telefonla bağlandı, Rasim Ozan’la birbirine girdi, Ümit Zileli stüdyoyu terk etti!
 
 
Gezen’in Star TV ekranlarında AKP seçmenleri için Aziz Nesin’in ünlü sözüne atıfta bulunarak ‘aptal’ imasında bulunduğu iddia edilmişti. Konuyu gündeme getirerek eleştiri konusu yapan Rasim Ozan Kütahyalı, Ümit Zileli’nin itirazıyla karşılaştı.
 
Tartışmanın şiddetlenmesi üzerine yayına Müjdat Gezen’in bağlanmasıyla stüdyo allak bullak oldu. Gezen’le polemiğe giren Rasim Ozan Kütahyalı ünlü tiyatrocuyu adeta konuşturmadı. Taraf yazarı, Müjdat Gezen için ‘postal yalayıcısı’ derken, Gezen de Taraf yazarı ‘o adamı susturun yoksa taksiye biner oraya gelir ben sustururum’ dedi. 
 
ZİLELİ YİNE STÜDYOYU TERK ETTİ YİNE GERİ DÖNDÜ
Cumhuriyet yazarı Ümit Zileli, Müjdat Gezen programa bağlandıktan sonra başlayan tartışmada geçtiğimiz haftalarda yaptığı gibi masayı yumruklayıp stüdyoyu terk etti. ‘Müjdat Gezen’den böyle bir ortamda bulunduğum için özür diliyorum’ diyen Zileli, Taraf yazarına saydırdıktan sonra yayından ayrıldı.
 

 Müjdat Ancak reklam dönüşü Cumhuriyet yazarı yine stüdyodaki yerinde duruyordu. Zileli’nin arada yapılan ısrar üzerine programa döndüğü ifade edildi. Yani Cumhuriyet yazarı geçtiğimiz haftalarda yaşanan olayın aynısını tekrar etmiş oldu.

 
İŞTE MÜJDE GEZEN’İN OLAY SÖZLERİ
 

By Unknown on 04 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , ,

TRT’de skandal !

TRT’de Saylan skandalı

TRT’de ÇYDD ile ilgili olarak yapılan program “soğuk savaş” propagandasına dönüştü.

Güncelleme:04 Şubat 2011 12:54

 Programda, ölen eski dernek başkanı Prof. Türkan Saylan’ın “başı örtülü öğrencilere hipnozla başını açtırdığı, İslam düşmanı olduğu” belirtildi ve birçok suçlama yöneltildi

TRT’nin en çok izlenen kanallarından biri olan TRT Haber’de yayınlanan “Büyük Takip” isimli haber programında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ile ilgili tek taraflı iddialara yer verildi. Derneğin bölücülük faaliyetlerinde bulunduğu öne sürülen programda, önceki yıl hayatını kaybeden dernek başkanı Türkan Saylan’ın “İstanbul Üniversitesi’ndeki başı örtülü öğrencilere hipnoz yaparak başını açtırdığı, Atatürkçülüğü bir maske olarak kullandığı, İslam düşmanı olduğu” iddia edildi.

Tek taraflı iddialar
‘Büyük Takip’in ÇYDD ve Çağdaş Eğitim Vakfı’nı konu alan belgeseli 14 Ocak saat 20.30’da yayınlandı. Yaklaşık 40 dakika süren program boyunca, ÇYDD ile ÇEV ile ilgili taraflı iddialara yer verildi. Programda şu yorumlarda bulunuldu:
-  “Bu iki kuruluş yıllarca toplumun önde gelen isimleri tarafından korunup kollandı. Her türlü övgü ve desteğe mazhar kılındı. Taki Ergenekon kapsamında yapılan baskınlara kadar. 18 Mart’ta duruşma yapılmasına karar verildi.
-  Eğitimin yanında her şey yapılıyordu. Bazı medya organlarının çizdiği resim, diğer tarafta savcıların çizdiği resim.
-  İddinamede, ÇYDD’nin burs verdikleri arasında PKK, DHKP-C gibi yasa dışı örgütlere mensup olanların bulunması, özellikle kız öğrenciler kullanılarak askeri okullara sızma faaliyet yürütülmesi, tüm bunlar için yurtdışından yüklü miktarda paralar aktarılması, telefon konuşmalarına şok ifadelerin yansıması gibi bilgiler yer aldı.
-  Ergenekon’da hücre tipi sivil toplum kuruluşları var. Savcılar, bu hücreler arasında ÇYDD’nin olduğunu iddia ediyor. Örgütsel içerikli görüşmeler yapıldığı aktarılıyor, çarpıcı fotoğraflar delil klasöründe yer alıyor. Saylan, Ergenekon sanıklarıyla yan yana…

‘Leyla adını aldı’
-  Türkiye ÇYDD hakkındaki farklı bilgilerden 4 yıl önce MİT tarafından 5 yıl önce Üsküdar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilen bir yazıyla haberdar oldu. Üsküdar Gazetesi Sahibi Adnan Odabaşı’nın gündeme getirdiği misyonerlik iddiaları karşısında derneklerin açtığı davaların kararını bu belge belirledi. O belgede Saylan hakkında yapılan incelemede o güne kadar kimsenin bilmediği bir kimliği ortaya çıktı. Prof. Saylan hakkında yapılan açıklamada annesinin İngiltere doğumlu olduğu, Katolik Hristiyan olduğu, 1936’da Leyla adını aldığı, Dünya Kilisiler Birliği ile ortaklaşa çalıştığı anlatılıyordu.”

Dernekten suç duyurusu
ÇYDD Başkanı ve eski Adalet Bakanı Prof. Dr. Aysel Çelikel, programda yer alan iddialar karşısında yargı yoluna gitmeye karar verdiklerini açıkladı. Dernek, TRT aleyhine önümüzdeki haftabaşında suç duyurusunda bulunacak. Dernek yöneticileri, programda adı geçen Adem Zencir diye birinin asla dernekte çalışmadığını ve tüm iddiaların asılsız olduğunu, programın TRT’de yayınlanmasına akıl erdiremediklerini söyledi.

İNANILMAZ İDDİALAR

‘Hipnoz yapıyor’
Programdaki röportajlarda dile getirilen iddialar ise şöyle:
-  Adnan Odabaş (Üsküdar Gazetesi sahibi): “Bu insanlar Atatürk’ü kalkan yaparak bölücülük yaptılar.”
-  Yılmaz Dikbaş (Araştırmacı): “Fakir, işsiz çocuklara Türk tarihine, Türk geleneklerine, Türk karakterine ters bir eğitim verdiler. Türkan Saylan bir Atatürkçü değildir.” 
-  Adem Zencir (Güvenilir öğrenci olarak Saylan’ın en yakınına kadar yükselmiş bir isim olduğu, dernekte çalıştığı, ancak imam hatip kökenli olduğu anlaşılınca kovulduğu iddia edilen kişi): “Türk devletine, Türk askerine ne kadar düşman varsa, onlara üç katı para verirlerdi. Deniz Yıldızları diye bir programları vardı. Bu seminerlerin içeriği İslam düşmanı. Mağdur Kürt kızlarıyla, askeri okuldaki bozulmayan çocukları sosyal temasa geçirmek, batı felsefesiyle yetiştirmek amaçlı yapılan sosyal aktivitelerdi. Saf kızları, yoksul kızları konağa alır, hipnoz yapardı. Ve bunu Türkan Saylan yapardı ve ruh ikizi Kemal Alemdaroğlu yapardı.”
Programda CHP eski MYK Üyesi Savcı Sayan, milletvekili Meh-met Sevigen ve gazeteci Aziz Üstel’in de yorumlarına yer verildi.

Baba 4 yaşındaki çocuğunu kesmek istedi

Baba 4 yaşındaki çocuğunu kesmek istedi

Hatay’ın Erzin ilçesinde evi yanan bir kişi, 4 yaşındaki çocuğunun boğazına bıçak dayayıp eylem yaptı.

Güncelleme:03 Şubat 2011 14:19

HATAY (İHA) – Alınan bilgiye göre, Yeni Mahallede ikamet eden ve 20 yıldan beri ayakkabı boyacılığı ile geçimini sağlayan Hüseyin Taş (28) evinin bilinmeyen bir nedenden dolayı yandığını ve gelen yetkililerin yardımını görmediğini ileri sürüp Cumhuriyet Meydanı’nda 4 yaşındaki çocuğunun boğazına bıçak dayayıp eylem yaptı.

Defalarca Kaymakamı İskender Yönden’le görüşmek istediğini belirten Hüseyin Taş, bir türlü emniyet güçlerini yanına yaklaştırmadı. Öfkeli babayı, Emniyet Müdürü A.Fuat Bozkurt’ta ikna edemeyince, Kaymakam İskender Yönden’e haber verildi. Olay yerine gelen Erzin Kaymakamı İskender Yönden, çocuğunu kesmek isteyen Hüseyin Taş’ı çılgın eyleminden vazgeçirdi.

Çocuğunu kesmek isteyen Hüseyin Taş’ı bir çay ocağına oturtup sakinleştiren Kaymakam Yönden, kendisine yardımcı olacaklarını söyledi.

By Unknown on 03 Şubat 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , , ,

İran askerleri Türklere ates Acti !

İran askerleri Türklere ateş açtı

İran askerleri Van sınırında kaçakçı oldukları iddia edilen gruba ateş açtı. Olayda 2 çocuk öldü, 1 çocuk ise yaralandı.

Güncelleme:03 Şubat 2011 15:17

İran sınırını akaryakıt kaçakçılığı yapmak amacıyla yasadışı yollarla geçtiği iddia edilen 15 yaşındaki 2 çocuk, İran askerlerinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirirken, 1 kişi de yaralandı.

Olay, bugün saat 03.00 sıralarında İran topraklarında meydana geldi. Özalp İlçesi’ne bağlı Yukarı Balçıklı Köyü ve Çaldıran’ın Çilli Köyü’nden, kaçak akaryakıt getirmek amacıyla sınırı yasadışı yollarla geçen Ömer Pay (15) ve Suat Baykara (15), İran askerlerince açılan ateş sonucu öldü. Pay ve Baykara ile birlikte olan Hüsnü Baykara ise yaralandı.

İran topraklarında meydana gelen olayın ardından sınırı geçen köylüler, Ömer Pay’ın cenazesini Özalp’a, Suat Baykara’nın cenazesini ise Çaldıran’a getirdi. Devlet Hastaneleri’nde ön otopsileri yapılan cenazeler, daha sonra Van’a sevk edildi. Ömer Pay’ın yakınları Özalp Devlet Hastanesi’nde fenalık geçirirken, Özalp Kaymakamı Şener Çağlar ile Belediye Başkanı Murat Durmaz da hastaneye gelerek aileye başsağlığı diledi.

Olayda yaralanan Hüsnü Baykara ise Çaldıran Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

DHA

İsvicreli pilot havada uyudu..

İsveçli pilot havada uyudu

İskandinav Hava Yolları’na (SAS) ait bir uçakla Danimarka’nın başkenti Kopenhag’dan İsveç’in başkenti Stockholm’e giden bir uçakta, kaptan pilotun işbaşında uyuduğu bildirildi.

Güncelleme:03 Şubat 2011 14:11

STOCKHOLM (A.A) – İsveç Haber Ajası TT’nın kaptan pilotun yazdığı savunma raporuna dayanarak bugün verdiği habere göre, geçen yıl, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki Kastrup Havaalanı’ndan kalkıp Stockholm Arlanda Havaalanı’na giden Boeing tipi yolcu uçağı havadayken, kaptan pilot kokpitte uykuya daldı. İkinci pilotun da tuvalette olduğu sırada kaptan pilotun uykuya dalması sırasında uçağın otomatik pilotta olduğu kaydedildi.

İkinci pilotun da gözlemlerine dayanılan haberde, tuvaletten dönüp kokpite geçmek isteyen ikinci pilotun bir süre kokpitin kapısına vurmasına rağmen, kapının açılmadığı kaydedildi.

Adı açıklanmayan kaptan pilotun ise yazdığı savunmada, aynı gün 5 uçuş programı olduğu ve Kopenhag-Stockholm uçuşunun 4. uçuşu olduğunu belirterek, yoğun iş trafiğinden dolayı uçuşlardan önce sadece 3,5 saat uyuma olanağı bulduğunu belirterek kendini savunduğu bildirildi.

İddialar ile ilgili SAS Hava Yolları’ndan henüz bir açıklama yapılmadı.

TRT’den Zehir Zemberek sozler !

TRT'den zehir zemberek sözler

TRT’deki Erzurum Üniversite Kış Oyunları’nın açılışından haraketle TRT’yi eleştiri bombardımanına tutan Sabah Yazarı Hıncal Uluç’a TRT açıklama yağdırdı.

Güncelleme:01 Şubat 2011 13:05

Dün yapılan kamuoyu duyurusunun Hıncal Uluç tarafından dikkate alınmadığını gören TRT bugün de bir açıklama yaparak ‘ucuz polemik’e ağır cevap verdi.
 
İşte TRT’nin yaptığı o açıklama ve Uluç’un TRT’nin ilk açıklamasına verdiği yanıt…
 
“TRT’nin yayınlarını izlemeden; cevaplarını anlayamadan; “ucuz polemikler” oluşturup, soru soranlar için; TRT’nin her daim verecek bir cevabı vardır.
 
01.02.2011’de Sabah Gazetesi’nde yazan Hıncal Uluç isimli köşe yazarı, TRT’nin Erzurum Üniversite Kış Oyunları’na gelmediğini ve bu oyunları sadece bir kanaldan yayınladığını belirterek yanlış ve yanlı yorumlarıyla, okuyucusunu yanıltmıştır. Aynı yazar, TRT kurumunun kendisine 29.01.2010 tarihinde verdiği cevaba değinmek yerine, yeni sorular sormayı tercih etmiştir.
 
İşte cevaplarımız;
 
1-“Erzurum Oyunları”, diye bir kavram yoktur, spor yazarının yanlış tabirler kullanmasını, okuyucusuna havale ediyoruz. “2011 Dünya Üniversiteler Arası Kış Oyunları” diye bir kavram vardır. Bu oyunların açılışının bir kenara atıldığını iddia etmek için, ya hiç televizyon izlememek ya da “okumuş cahil” olmak gerekiyor.
 
Zihni, tek kanallı TRT dönemlerinde kalanların, çok kanallı bir medya grubunun yayın dağılımını anlaması mümkün değildir.
 
Bizim 14 farklı kanalımızın 14 farklı işlevi vardır. TRT 1 kanalımızda Ziraat Türkiye Kupası maçları vardır ve bunun dışında da bu kanalımız aile dizilerini yayınlamaktadır. Yaklaşık 4 saatlik kesintisiz bir canlı yayını, TRT 1’den yayınlamayı tercih etmedik. TRT 1 kanalımız, Erzurum’dan 15’er dakikalık canlı bağlantı yapmıştır.
 
2- 50 yıldır yazıp, okuyuculara ahkâm satan bir yazarın, okuduğunu anlaması gerekir. 29.01.2010’da yazdığımız açıklamada açılış törenlerinin başta TRT HABER, TRT HD, TRT TÜRK ve TRT AVAZ kanallarında yayınladığımızı belirtmiştik.
 
3-Açılışları kesintisiniz yayınladığımız kanal olan TRT HABER o gün reyting listelerinde ilk 25 içindeydi. Açılışın aynı anda onlarca televizyondan birden gösterildiği düşünülürse; Türk halkının yayıncılık rekabeti içinde TRT HABER’i tercih ettiğini açıkça görüyoruz. Bir haber kanalının; özellikle de 4 saatlik bir yayın için, reytinglerde ilk yüz içerisinde ilk 25’e girebilmesi bir başarıdır! Açılışların resmi yayıncısı TRT’dir. Kıskanç davranıp açılış törenlerini diğer kanallardan sakınsaydık, reytinglerimiz çok daha üst sıralara çıkardı. Reyting listelerinde, haber kanalları kategorisinde TRT HABER açık ara birinci gelmiştir. Anlayabilene…
 
4-“Esas kanal” olmayan bir kanal tanımıdır. Bizim her kanalımızın ayrı bir yayın teması, ayrı bütçesi ve ayrı bir hedef kitlesi vardır. Ziraat Türkiye Kupası maçı da; aynı yayın saati içerisinde açılışlar, diziler vb olmasına rağmen reyting listelerine ilk 28 program içinde girmiştir. Bu sıralama bu konjonktürdeki bir maç için kötü bir reyting değildir. Anlayabilene…
 
5-“Bugüne kadar yaptığınız yayınların Türk halkına maliyeti nedir? Reytingi nedir?” sorusuna cevap verebilmemiz için haftalarca yazı yazmamız gerekiyor.
 
50 yıllık bir gazetecinin sorduğu bu anlamsız soruyu, kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.  İletişim fakültesi derslerinde “en kötü soru” olarak örnek gösterilecek bu sorunun, neyi kastettiği bile belli değil. TRT 43 yıldır TV yayını yapıyor, bu yayınlar mı, TRT’nin bugünkü yönetiminin gerçekleştirdiği yayınlar mı yoksa 2011 Dünya Üniversiteler Arası Kış Oyunları mı kastediliyor? 84 yıllık TRT yayıncılığının en hesaplı, en kaliteli yayınlarını yapıyoruz. Bunun ispatı açık: Rekor büyümeyi rutin bütçe kalemleriyle gerçekleştiriyoruz! Hemen her yıl TRT için elektrik faturalarından yapılan kesinti oranlarını küçültüyoruz.
 
Sizin TRT’ye 9 yıl boyunca yaptığınız düşük reytingli Tele Pazar programından çok daha düşük bütçeli ve Devlet Denetleme Kurulu’nun denetlemesine gerek duyurmayan yayınlar yapıyoruz.
 
Malum, Hıncal Uluç’un TRT’ye yaptığı programın; hem niceliği hem de bütçesi çok tartışılmış ve devreye, Cumhurbaşkanı tarafından Devlet Denetleme Kurulu sokulmuştu.
 
Hıncal Uluç isimli yazar; Üniversiteler Arası Kış oyunlarını, bir spor yazarı olarak Erzurum’dan izleseydi ya da televizyonundan TRT kanallarını bulabilseydi, TRT çalışanlarının fedakârlığını görürdü. 170 kişiye “tatil yapıyor”demek; 170 farklı tazminat davası konusudur.
 
Televizyon karşısından Türkiye’yi yönetmeye çalışanlar; televizyon izlemeyi de öğrenmelidirler.”
 
İŞTE HINCAL ULUÇ’UN TRT’NİN İLK YANITINA VERDİĞİ KARŞILIK
EFENDİM TRT çıldırmış.. Bu benim değil, Radikal’in lafı.. “Uluç’un sorusu TRT’yi çıldırttı” diye başlık atmışlar, pazar günkü haberlerine..
Başbakana bir soru sordum. Yanıt sormadıklarımdan, TRT’den gelmiş. Radikal de onu haber yapmış.
Ben başbakana bir soru sordum.. 
“Siz ve eşinizi ekranda gördüm. Coşmuş alkışlıyordunuz. Cumhuriyet tarihinin en önemli spor olaylarından birinin, 80 ülkeye canlı yayınlanan o muhteşem açılışını TRT halktan kaçırdı. O saatlerde TRT1 ve TRTHD, Fenerbahçelilerin, hatta kart sahibi, yani parasını peşin ödemiş Fenerlilerin bile gitme zahmetine katlanmadığı, hiç bir özelliği kalmamış bir formalite futbol maçını naklen veriyordu. 600 milyon dolara mal olan Kış Oyunları’nın açılışı ise, pek çok kişinin izleme şansının dahi olmadığı yan kanallardaydı. Ben TRTTürk’te bulabildim ancak. Halkın vergileriyle, yani benim verdiğim para ile yayın yapan TRT, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan ve Spor Bakanı’nın konuşma yaptıkları, bu harika gösterilere sahne olan Açılış’ı niçin TRT1 ve TRTHD’den yayınlamaz?. Bu esas kanallar, nasıl bir süprüntü futbol maçına tahsis edilir. Sorumlulardan hesap soracak mısınız” dedim.. 
TRT muhatabım değildi. Çünkü verecekleri yanıtı biliyordum. Pekin Oyunları’nı rezil ettikleri için, genel müdürlerinden ödül alanlar ne diyebilirlerdi ki?.
Ama Radikal’e göre çıldırmış, kendilerine sorulmayan soruya yanıt vermeye kalkışmışlar..
O zaman, şimdi onlara soruyorum..
Hadi cevap versinler..
1- Ülke ve sporcu katılımı açısından Dünya Rekoru olan Erzurum Oyunları’nın açılışını niçin TRT1 ve TRTHD’den yayınlamadınız?. Fener elenmiş, Gençler turu atlamışken formalite gereği yedeklerle oynanan maçı bu “Esas” kanallardan yayınlayıp, Erzurum Açılışını kenara atma sebebiniz neydi?.
2- Açılış törenlerini hangi kanallarda dolana dolana yayınladınız?.
3- Açılış yayınladığınız kanalda reytinginiz neydi?.
4- Esas kanalda yayınladığınız Fener- Gençler maçının reytingi neydi?.
5- Bugüne dek yaptığınız yayınların Türk halkına maliyeti nedir?. Reytingi nedir?.
Boş lafı bırakın. “TRT 170 kişi ile Erzurum’da” demek ne anlama geliyor..
Ben söyleyeyim. Harika bir kış tatili yapıyorlar. Pekin tatili gibi.. Aksini kanıtlamanız, sorularıma yanıt vermenizle mümkün olabilir ancak..
Cevap vermeye cesaretiniz var mı?.
Varsa demagojiyi bırakın. Sorduklarıma yanıt verin. 
“Hıncal Uluç 5 soru sordu, işte cevapları” diye..
Hadi verin, göreyim sizi..
Verin, ben bu köşeyi size ayıracağım..
Hadi.. Hadi.. Çıldırmayın sakın. Ama korkmayın da. Cevap verin sadece.. Ve sadece sorduklarıma.. Lafı uzatmadan, dolaştırmadan. Benim sorularım kadar kısa, benim sorularım kadar net..
Hadi..

SBS Sınavında Sok eden Soru !

''Şeftali kebabı nasıl yapılır?''

”Şeftali kebabı nasıl yapılır?”

KKTC’de ilkokul 4. ve 5. sınıflara yönelik bugün yapılan Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), Kıbrıs’a özgü yemeklerinden biri olan ”şeftali kebabı”nın nasıl yapıldığının sorulması şaşkınlık yarattı.

Güncelleme:29 Ocak 2011 15:34

KKTC Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı;nın ilkokul 4. ve 5. sınıflara yönelik düzenlediği SBS sınavı, KKTC genelinde 35 okul binasında iki oturumda yapıldı. SBS sonuçları, Türk Maarif Koleji;ne girmek isteyen öğrenciler için yüzde 25 etkili olacak.

SBS’nin 5. sınıflara yönelik birinci oturumunda, 39. soruda, şeftali kebabının nasıl yapıldığı sorularak, öğrencilere dört tarif seçeneği sunuldu. Sınavdan çıkan öğrenciler, bu soruyu hemen velileri ile paylaşırken, veliler, soruyu tebessümle karşıladı. Bazı öğrenciler bu soruya nasıl yanıt verdikleri konusunda, ”hiç yemedim ki nereden bileyim” derken, bazıları da, ”doğru” seçeneği işaretlediklerini söyledi.

By Unknown on 29 Ocak 2011 | Güncel | A Yorum?
Etiketler:, , , , , , ,

sohbet